besmele

9686_425943734144553_1723862399_n

Mısır evliyasından “Fahr-ül Farisî” hazretlerine, öğrencisinden biri gelip;
– Efendim, ben bir şeyden çok korkuyorum, diye arz edince sordu:
– Hayırdır evladım, neden korkuyorsun?
– Öteki dünyada Cehennemden kurtulabilecek miyim acaba? Bunu düşünüp çok korkuyorum hocam.
– Allahın izniyle kurtuluruz erkek çocuğum.– Allahın izniyle efendim, ama nasıl?
Emretti ki:
– Ümidimiz odur ki erkek çocuk, büyükler bize sahip çıkar ve şefaat ederler de allahın izniyle kurtuluruz.
– Ya sahip çıkmazlarsa efendim?
– Merak etme erkek çocuğum. Biz bugün onlara sahip çıkarsak, onlar da o gün bize sahip çıkarlar.
Biz onları dinlersek…
– Anlamadım, nasıl başka bir deyişle?

– Demem o ki erkek çocuk, biz o büyüklerin sözlerini dinler, öğütlerine göre yaşarsak, onlara sahip çıkmış oluruz. O zaman onlar da bize sahip çıkarlar.

***
Bir gün de bir genç gelip;

– Efendim, dünyada ve öteki dünyada yıkımlardan kurtulmak için ne yapayım? diye meselece;

– Bunun bir tek çaresi var, emretti.

– O nedir ki efendim?

– Kurtulanlarla birlikte olmak.

– Kurtulanlardan kasıt kimlerdir ki?

– Allahü teâlânın sevgili kullarıdır. “Ehl-i sünnet alimleri” ve “evliyalar” bunlardandır sözgelimi.

Böyle zatlar yoksa?

Delikanlı sordu:

– Böyle zatlar yoksa efendim?

– Onlar yoksa, kitapları var evladım. Onların kitaplarını okuyan da onlarla birlikte sayılır.
***
Bir gün de bir takım gençlere,

– “Emr-i maruf”, başka bir deyişle İslâma hizmet etmek kime kısmet olursa, çok sevinsin, çok şükretsin, emretti.

– Bu iş, çok mu sevaptır? dediler.

– Elbette, emretti. Bir beldede küfre karşı “emr-i mâruf” yapılırsa, Allahü teâlâ o beldenin hak ettiği azâbı tehir eder. Emr-i maruf yapılmayan beldeye ise azab-ı ilâhî gelir.
islami Sohbet, Sitelerinde hikayelerimizi okumaya devam edebilirsiniz.

İlgili Yayınlar: