besmele

mus

Kuran’daki kıssalardan bahsedilirken bazıları bunları geçmişte yaşanmış hikayeler olarak algılıyorlar. Bence unutulmamalı ki geçmişte de, bu günde dünya üzerinde yaşayanların hepsi insandı. Dolayısıyla bazı insani özellikler sayesinde geçmişte düşülen hatalara bu günde düşülmesi kaçınılmazdır. Kuran’da insana ait bazı özellikler sıralanmıştır

İşin gereği şu ki insan; aceleci, hırslı, sabırsız, tahammülsüz yaratılmıştır.
Mearic 19

insanoğlu tartışmaya her şeyden çok düşkündür.”
(Kehf 54)

Yemin olsun, biz bu Kur’an’da, insanlar için her örnekten nicelerini sıraladık. Ama insanların çoğu inkârdan başka bir şeyde diretmediler.
İsra 89

İnsan zayıf yaratılmıştır
(Nisa 28)
Doğrusu insan çok zalim çok nankördür.”
(İbrahim 34)

İnsan pek acelecidir.”
(İsra 11)

Kuranın diğer bir adıda hatırlatıcıdır ve insanlara kendi nefislerine ait bu özelliklerini hatırlatır. Aslında Kuran’a göre insan, varlıkların bir çoğundan üstün kılınmıştır. Dolayısıyla Bu üstünlükler ahlaki farkındalığa dönüşür ve işte bu farkındalık da ona bir imtihan olarak geri döner. Tıpkı geçmişte yaşayan insanlarda, Günümüzdeki insanlar gibi aynı olmayan ama benzer imtahinlara tabi tutulmuştur

Ankebut suresi 2. ayette
İnsanlar, inandık demeleriyle kendi hallerine bırakılacaklarını ve hiçbir imtihana çekilmeyeceklerini mi sandılar!

Der

Dolayısıyla inandık dediğimiz herşey elbet bir gün karşımıza gerçekten inanıp inanmadığımızı test etmek için çıkacaktır.

Örnek verecek olursak

Kuranda Allah’a şirk koşmak en büyük günahtır. Ve her müslüman Allah’ şirk koşmadığını idda eder buna inandığını söyler. İşte bundan sonra imtihan başlar. Çeşitli vesilerle imtihan edilen insan ,Zayıf karakteri, Nankörlüğü, Aceleciliği, Hırslı sabırsız ve tahammülsüzlüğü, Tartışmaya düşkünlüğü, İnatcılığıyla yani kendi iç dünyasıyla bir savaşa girer. Bir imtihan insanı bir başka imtihana sürükler. Bu kurandada sayılan olumsuz karakterler insanı en büyük günah olan Allah’a ortaklar aramaya iter

Nisa suresi 28. Ayette … insan zayıf yaratılmıştır denir.

Zayıf karakteri kendisini Allahla aldatan şeyhlerini gavslarını imamlarını vb şeyleri Allah’la arasına koymaya iter. Allah içimizde var olan zayıf karakter yönelimini terk edip güçlü bir karaktere sahip olmamız gerektiğini söyler. Bu da aslında başlı başına bir imtihandır. İnsanın nefsiyle imtihanı. Çünkü nefsi insana Allah’a ortak koşmaya çağırır

İbrahim suresi 34. Ayette ‘’ Doğrusu insan çok zalim çok nankördür.” denir.

Allah kuranı herşeyin açıklayıcısı ve hiçbirşeyin eksik bırakılmadığı bir kitap olarak tanımlar ve dini insanlar için kolaylaştırdığını söyler bununla ilgili bir değil bir çok ayet vardır fakat insanın yine çok nankör davranmıştır. Allah’ın onlara indirdiği kuranı ellerinin tersiyle iterek. Allahın indirdiği kuranın insanın yazdığı kitaba muhtaç olduğunu idda etmiştir. ; Kuranda, geçmiş toplulukların hataları ibret almamız için anlatılır. Bu topluluklardan günümüzde de varlığını sürdüren Hıristiyanlık ve Museviliği ele alırsak, içine düşülen hatalardaki benzerliği hemen kavrayabiliriz. Bu ortak temel hatalar; Peygamber ve din adamlarını putlaştırma, Allahın kitabı dışında kitaplar oluşturma, Allahın dinini mezheplere bölmektir.

Allah’ın kitabını tahrif eden hiristiyan ve musevileri eleştiren kıssaları, hikaye dinler gibi dinleyen sözde müslümanlar, aynı hataya düştüklerini görmüyorlar malesef. Kuranı tahrif edemeyen sözde müslümanlar. Kuranı insanların yazdığı kitaplara muhtaç görerek. Kendi beynini tahrif etmektedir aslında. Allah bize geçmişteki bu kavimlerin durumunu anlatıyorsa, bunun önemli bir sebebi bizim de aynı yanlışı tekrarlayabilecek olmamızdır. Allah musanın kavmine ne kadar mucize getirirse getirsin nankör insanoğluna yetmemiştir ve imtahana tutulduğu karakteri nefsi onu Allahın yanına buzağ koymaya kadar sürüklemişti. Şimdi bunu dinliyen kuran yetmez diyen kardeşe sorarsan, bu ayet musevilerden bahsediyor bizimle ne ilgisi var der. Bende ona diyorumki var hemde öyle bir varki… Sen değilmisin Allah’ın yanına şeyhin gavsını buhariyi bilmem neyi koyan… onlar buzağıyı koymuş sende kuran dışında herşeyi… sadece içeriği değiştirilmiş bir tekerrürdür bu

İlgili Yayınlar: