kaligrafi-alhamdulillah

 

“Kimseyi hakir görme! Kimse ile münakaşa, mücadele etme! Tasavvuf büyüklerine dil uzatma! Onları inkâr eden felakete düşer. Mayan fıkıh ve evin mescid olsun!”

İnsanlara şefkat, merhamet etmek demek, onların âhıretlerini kurtarmaya çalışmak ve Cehennem ateşinden korumak demektir. Kur’ân-ı kerimde insanlara daima merhamet ve şefkat emir olunmaktadır. Bu emirlere kıymet vermeyenlerin Müslümanlıkla irtibatı kalmamıştır.

Kıyâmette azâblardan kurtulmak için, iki büyük temel vardır:

Birincisi, Allahü teâlânın emirlerine kıymet vermek, saygı göstermektir.

İkincisi, Allahü teâlânın kullarına, yarattıklarına şefkat, iyilik etmektir. Müslümanlık da, mahlûklara şefkat etmekten ibarettir.

Abdülhâlık Goncdüvânî hazretleri, sevenlerine vasiyetinde buyuruyor ki:
“Herkese şefkat ve merhamet et! Kimseyi hakir görme! Kimse ile münakaşa, mücadele etme! Kimseden bir şey isteme! Tasavvuf büyüklerine dil uzatma! Onları inkâr eden felâkete düşer. Mayan fıkıh ve evin mescid olsun!”

Kitaplarda, insanların ibret alması için, şöyle bir hâdise anlatılır:
“Dünya hayatında hiç kimseye iyilik yapmamış, bencil bir adam ölünce, Cehennemin kapısında bunu bir melek karşılar. Melek bu adamın hâline acır ve;

-Eğer sen, dünyada, tek bir gün bile birisine bir iyilik yaptıysan buraya girmemen için, Allahü teâlânın indinde sana şefaatçi olurum. İyi düşün, varsa böyle bir iyiliğin söyle der. Bencil günahkâr adam, meleğin bu sözü üzerine, bir müddet düşünür ve heyecanla;

-Hatırladığıma göre, bir gün ormanda yürürken önüme bir örümcek ağı çıkmıştı. O ağı bozmamak ve örümceği ezmemek için yolumu değiştirmiştim diye anlatır.

Bunun üzerine gökten bir örümcek ağı iner. Adam bu ağa tutunarak Cennete gidecektir. Adam neşe içinde ağa tutunurken, günahkârlardan bazıları da ağa tutunarak kurtulmaya çalışırlar.

Fakat adamın yine bencilliği tutar, ağın o kadar çok insanı taşıyamayacağından korkarak onları itmeye başlar. Tam o sırada ağ gerçekten kopar ve diğerleri ile birlikte adam da Cehenneme düşer.

Bunun üzerine Cehennemin kapısında kendisini karşılayan melek;
-Yazıklar olsun sana. Bencilliğin, hayatında işlediğin tek iyiliği de kötülüğe döndürdü. Eğer o insanlara şefkat gösterebilseydin, örümcek ağının herkesi taşıyabileceğini de görecektin der…”

Netice olarak, Kur’ân-ı kerimin tefsirleri tetkik edilirse görülür ki, Allahü teâlâ, insanlara daima merhamet, şefkat ve af ile muamele etmeyi, kendilerine fenalık yapanları affetmeyi, daima güler yüzlü ve tatlı sözlü olmayı, sabırlı hareket etmeyi, işlerinde daima dostlukla anlaşmayı emretmektedir. Peygamber efendimizin daima sulhu tavsiye ettiğini, kendisine karşı çıkanlara bile şefkat elini uzattığını, bütün dünya tarihleri yazmaktadır.

İlgili Yayınlar: