besmele

ak47smoke7qx0yard0

2522 – Ali Efendi Fetvalarından: “Tartılarak satılan mallardan ‘şu kadardır’ diye miktar belirtilerek satılan bir malın, teslimi sırasında noksan olduğu açığa çıksa, müşteri eksik bulunan miktarın parasını geri almakta hak sahibidir.” (H.Ec. c. 2/3)
Açıklama: Satılan mal, götürü olarak satılmayıp, tartıya tabi olduğundan dolayı ve satıcı tarafından miktarı da belirtilmiş bulunduğu için, eksik çıkan kısmın parasını müşteri kesebilir. Şayet vermiş ise geri alabilir.
2523 – Ali Efendi Fetvalarından: “Satıcı, satış bedelini almadığı bir malı, müşteriye teslim etmeyip başkasına emanet etmek suretiyle tedbir alsa, neticede o mal helak olsa, satış bedelini müşteriden istemeye güçlü olmaz.” (H.Ec. 2/3)

2524 – Abdürrahim Fetvalarından: “Zeyd, sattığı ve satış bedelini de aldığı bir malı, müşteriye teslim etmeyip kendisi kullanırken helak olsa, almış bulunduğu satış bedelini müşteriye geri verir.” (H.Ec. 2/3)
2525 – Netice Fedalarından: “Tartılıp teslim yapılmayan satış malını, müşteri “Tart da falan kimse ile bana falan yere gönder’ diye satıcıya emretmekle, o da gönderdiği zaman satış malı yolda zayi olsa zarar müşterinin üzerine olmak üzere zayi olur.” (H.Ec. 2/4)
Açıklama: Müşteri, malı almış ve belirttiği şahıs ile istediği yere gönderilmesini talep etmiş bulunduğundan, malın zayi olması halinde zarar müşterinin üzerine olur.
2526 – Abdürrahim Fetvalarından: “Merada dolaşan hayvan, satılıp söz kesildikten sonra ve fakat müşteriye tesliminden önce merada otlarken helak olsa, satış batıl olur.” (H.Ec. 2/3)
Açıklama: Şu bir esastır ki, müşteriye teslim edilmedikçe malın uğrayacağı zarar ve noksanlık mal sahibine raci olur. Her ne kadar icap ve kabul yapılmış olsa bile. Zira satış muamelesi, malın müşteriye teslimi ile son bulur.
2527 – İbni Nüceym Fetvalarından: “Beş yaşındadır, diye satılan bir beygirin on yaşında olduğu ortaya çıksa, satıcıya geri çevrilebilir.” (H.Ec. 2)6)
2528 – İbni Nüceym Fetvalarından: “Zeyd, eyerli ve gemli olarak atını Amr’a satsa ve Yular satışa dahildir’ denilmemiş ise, satışa dahil değildir.” (H.Ec. 2/6)
Açıklama: Eğer, yular ve benzeri koşum aletleri, at ile alâkalı malzemeler ise de satış anında atla birlikte verileceği ifade edilmediği zaman, satıştan hariç tutulur. Atı alan kimse, bunlarda bir hak iddiasında bulunamaz.
2529 – Behce Fetvalarından: “Zeyd, Amr’da olan alacağını noksanına bir başkasına satsa sahih olmaz.” (H.Ec. 2/8)
Açıklama: Alınacak paranın daha düşük bir değerle satışı, İslâmi esaslarla bağdaşmayan bir davranıştır. Böyle bir satıştaki bedel düşüklüğü, karşıdaki şahsın zararına yol açacağı; az bir para verip, daha fazlasını alacağı için faiz olur.
2530 – Ali Efendi Fetvalarından: “Mülkünde olmayan şeyin satışı sahih değildir.” (H.Ec. 2/8)
2531 – Ali Efendi Fetvalarından: “Satıcı, satıp teslim ettiği şeyin bedelini almadan önce, şu kadar eksiğine satın alsa sahih olmaz.” (H.Ec. 2/8)
Netice Fetvalarından: “Satış zira (adı verilen ölçü) miktarından noksan çıksa, müşteri terk ile kabul etme arasında muhayyer olur.” (H.Ec. 2/6)
2532 – Abdürrahim Fetvalarından: “Satıcı, sattığı malı müşterinin mekânına götürse ve fakat müşteri orada bulunmadığı halde malı bıraksa ve neticede o şey kaybolsa, dini (esaslara uygun) bir teslim yapılmış olmaz.” (H.Ec. 2/4)
Açıklama: Satıcının, satışını yaptığı bir malı, götürüp müşterinin evine bırakması, teslim etmiş olmak bakımından kâfi değildir. Bizzat alıcıya teslim etmesi gerekir. Aksi halde, o şeyin çalınması, yanması veya kaybolması gibi hallerde satıcı o malı tazmin mecburiyetindedir.
2533 – Behce Fetvalarından: “Bir ayıbı bulunduğunu bilerek, Zeyd’in satın aldığı şeyin, eski bir ayıbı daha bulunduğu sonradan açığa çıksa, hıyâr-ı ayb ile geri çevirmeye güçlü olur.” (H.Ec. 2/5)
2534 – Abdürrahim Fetvalarından: “(Satılıp da) müşteriye teslim olunan mal, miktarda noksan çıkıp müşteri malı geri çevirip de parayı almak dilediğinde, satıcı başka bir memlekette ölmüş bulunsa, satılan malı mirasçılarına geri verip, parasını, bıraktığı maldan alır.” (H.Ec. 2/5)
2535 – Netice Fetvalarından: “Müşteri, satılan malı geri çevirmeyi gerektiren bir aybı bulunduğuna vâkıf olsa ve geri vermek yolunda iken vefat etse, mirasçıları geri çevirirler.” (H.Ec. 2/15)
2536 – Netice Fetvalarından: “Satılan evin eski bir aybına vâkıf olduktan sonra, müşterinin (orada) birkaç gün oturması, dönüşüne mani olur.” (H.Ec. 2/15)
Açıklama: Bir kimse aldığı evin aybı bulunduğunu anladıktan sonra, onu sahibine reddetmek için gerekli hukuki teşebbüste bulunmayıp o evde oturması, geri vermekten sarf-ı nazar edildiğini ifade eder. Fetva, bu dini hükmü açığa koymaktadır.
2537 – Behce Fetvalarından: “İkaaleden sonra (fakat) teslimden önce satılan mal, müşterinin elinde helak olsa ikaale batıl olur.” (H.Ec. 2/11)
Açıklama: İkaale, pazarlık bittikten sonra alıcı ve satıcının kendi rızaları ile bey’i feshetmesine denilmektedir. Akdi yapanlardan biri satışı feshettim dese, diğeri de kabul etse veya bunlardan biri satışı fesh etse de, diğeri de pekâlâ, yahut öyle ise paramı ver dese ikaale sahih ve satış feshedilmiş olur. Bu açıklamadan anlaşılmış olmaktadır ki, satışta olduğu gibi, ikaale de icap ve kabul ile olmaktadır.
İkaale zamanında müşterinin elinde satılan malın mevcut olması, yani hakikaten veya hükmen malın helak olmuş bulunmaması ikaalenin sıhhati için şarttır. Bu sebeple, ikaale zamanında mal telef olmuş bulunsa veya kaybolup da teslimi kabil olmasa, ikaale sahih olmaz. İkaale zamanında alışveriş akdini yapanların hayatta olmaları şart değildir. Onların vârisleri veya vasileri tarafından da ikaale yapılabilir.
Satılan bir mal, kısmen telef olmuş bulunsa, geri kalanda ikaale yapabilir.
Satış bedeli olan şey, ikaaleden evvel veya ikaaleden sonra, fakat teslim almazdan önce kısmen veya tamamen telef olsa, ikaalenin sahih olmasına engel teşkil etmez. Çünkü satışta aslolan, satılan maldır. Satış ise bir mübadele vasıtasıdır.
2538 – Netice Fetvalarından: “Bütün ayıpları ile satın alıp kabul olunan bir mal, hıyâr-ı ayıb ile geri çevrilmez.” (H.Ec. 2/166)
2539 – Ali Efendi Fetvalarından: “Satıcı, satıp da teslim ettiği ve satış bedelini aldığı bir şeyi şu kadar eksiğine satın alsa sahih olur.” (H.Ec. 2/8)
2540 – Netice Fetvalarından: “Müşteri, satılan malı aldıktan sonra elinde helak olsa, müşteri aleyhine helak olur.” (H.Ec. 2/13)
2541 – İbni Nüceym Fetvalarından: “Gebe olmak üzere satın aldığı kısrağın hamil olmadığı açığa çıksa, satıcıya geri verir.” (H.Ec. 2/10)
2542 – Netice Fetvalarından: “Ağaçlar üzerinde olgunlaşmış meyvelerin satışı sahihtir. Şayet helak olursa, müşterinin malından helak olur.” (H.Ec. 2/10)
Açıklama: Ağacın dalında tamamen tomurmuş bulunan meyveyi satış sahih görülmektedir. İstenirse o meyve, henüz yenilmeye elverişli bir hale gelmiş olmasın. Zira satılan malın satın alındığı zamanda faydalanılacak bir halde bulunması şart değildir.
2543 – Behce Fetvalarından: “Sağılmamış (hayvanın göğsünde bulunan) sütü satış fasittir. Sonradan sağıp satsa bile sahih olmaz.” (H.Ec. 2/8)
Açıklama: Hayvanın göğsündeki sütün ne miktar olduğu bilinmediği için satışı sahih değildir. Önce sağıp sonra ölçüp satmak lâzımdır.
2544 – Netice Fetvalarından: “Zeyd’in, hasıl olmadan satın alıp bedelini verdiği dut yaprağı, yetiştiğinde toplayıp tükettiği sırada, yaprağın, kıymeti verilen bedelden noksan olduğu açığa çıksa, fazla olan parayı geri alır.” (H.Ec. 2/7)
2545 – Ali Efendi Fetvalarından: “Satın alınan bir malın, ikinci müşterinin elinde bir ayıbı ortaya çıksa ve ilk satıcının elinde iken ayıplı olduğu sabit olsa, ikinci müşteri, birinciye, birinci de ilk satana dönüş yapabilir.” (H.Ec. 2/18)
2546 – Abdürrahim Fetvalarından: “Zeyd, mülkü bulunan dükkânı da kira ile tutması şartı ile, içinde bulunan kumaşları Amr’a satsa, dükkânı da ona kiralasa, sonra dükkân ve kumaşlar müşterinin elinde iken yansa, Zeyd kumaşların bedelini alır.” (H.Ec. 2/5)
2547 – İbni Nüceym Fetvalarından: “Zeyd, arsasında olan ağacı kesmesi için Amr’a sattıktan sonra Amr kaybolup ağaç uzayıp kalınlaştığında gelip kesmek dilese, kesilmesi arsaya veya diğer ağaçlara zarar verecek olsa, satıcı bey’i feshetmeye güçlü olur.” (H.Ec. 2/9)
2548 – Ali Efendi Fetvalarından: “Müşteri, (malın) bedelini söylemeyerek, sevm-i şirayolu ile alıp evine götürdüğü mal, tecavüz olmaksızın zayi olsa satıcı aleyhine zayi olur.” (H.Ec. 2/4)
Açıklama: “Sevm-i şira”, bir kimsenin bir malını satışa arzetmesi ve satış fiyatını tayin etmesidir. Bu şekildeki satışa “Sevmü’l-bâyi” de denir. Bu yoldaki satışta müşterinin alıp götürdüğü mal, onun elinde iken, kusuru olmaksızın zayi olsa satıcıya ödemesi gerekir.
Malın bedeli söylenmemiş ise, alıcının elindeki mal, emanet durumunda olur. Zayi olması halinde, müşterinin tecavüzü ve kusuru ile telef olmuş ise, müşteri ödemek zorundadır. Alıcının kusuru ve tecavüzü yoksa, müşterinin ödemesi gerekmez. Fetva, bu zararın satıcı aleyhine olacağını belirtmektedir.
2549 – Ali Efendi Fetvalarından: “Satıcı, satış malı ile müşteri arasını boş (engelsiz) bırakıp, ‘İşte teslim ettim’ dese, o da ‘Teslim aldım’ deyip de malı yerinden kaldırmasa ve bu durumda iken o mal helak olsa, müşteri aleyhine helak olur.” (H.Ec. 2/4)

İlgili Yayınlar: