ORUÇ VE NEFİS TERBİYESİ*
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَام ُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
(Bakara, 2/183)

Aziz Mü’minler!
Kötülüklere kalkan, iyiliklere kapı olan bir ayın gölgesi üzerimize düşmüştür. Bizleri rahmet iklimine ulaştıran Rabbimize hamdolsun, iştiyakla bu huzur iklimini bekleyen, fakat ömrü kifayet etmeyen geçmişlerimize de rahmet olsun!

Kalplerdeki niyazımız mübarek Ramazan ayı, manasızlık çöllerinde deva arayan şaşkın ve bitkin gönüllere üflenen bir ruhtur; heva ve heves girdabında sürüklenen insanlığı bu esaretten kurtaracak bir özlemdir. Tüm güzellikleri yanında nefislerin terbiye edildiği bir aydır.
“Ey iman edenler! Sakınasınız diye sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç, size de farz kılındı” ayeti gereğince oruç, erginlik çağına ermiş bulunan akıllı her Müslüman’a farzdır.

Muhterem Müslümanlar!
Nefis hem iyiliğe hem de kötülüğe meyillidir. Eğer insan, ilahî emirlere kulak verir ve o istikamette hareket ederse, Allah’ın rızasına ulaşır; nefsinin arzularına göre bir yol tutarsa, o yol insanı sefahate ve günah bataklığına düşürür.
Oruç, mü’mini olumsuz dürtü, vesvese, temayül ve ihtiraslardan sabırla koruyan bir kalkandır. Aklı, kalbi, bedeni ve hissiyatıyla mü’mini kuşatan, dirilten ve Cenab-ı Hakka muhtaçlığını hissettirerek iradeyi kuvvetlendiren bir terbiyedir.

Aziz Cemaat!
Oruç, Peygamberimiz (s.a.v.)’in: “Kim yalan konuşmayı ve yalan dolanla iş yapmayı terk etmezse, Allah o kimsenin yemesini içmesini bırakmasına kıymet vermez” buyruğuyla Müslümanları günah olan söz ve fiillerden sakındırır. Oruç iklimi güzel ahlakı alışkanlık haline dönüştürür. Sadece bir ayı değil, bir ömrü ramazan neşvesiyle geçirmeye vesile olur.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır: “Oruç bir kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin! Kendisiyle tartışmak, kavga etmek isteyene iki defa: ben oruçluyum desin! Hayatım elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah indinde misk kokusundan daha hoştur…” Hadis-i şerife göre oruç, haklı olsalar dahi Müslümanları münakaşa ve kavgadan uzak tutarak iradelerini eğitir.
Bugün kapalı kapılar arkasında aile içinde veya sosyal hayatın her yönünde gittikçe artan ve kontrolden çıkmakta olan şiddetin önlenmesi için oruç hayırlı bir vesiledir. Bugün sakinliğe, dinginliğe, öfkeyi kontrol etme becerisine ve duyguları eğitmeye gerçekten çok ihtiyacımız var. İşte oruç bu sebeple sakin davranabilmek için bir alıştırma fırsatıdır. Aynı zamanda oruç kişiye zayıf yönlerini hatırlatan, Rabbi karşısında acziyetini öğreten bir ibadet ve farkındalık eğitimidir. Bu farkındalıkla kişi Ramazan’da ibadetini zorlaştıran, manevî huzurunu bozan bağımlılıklardan, alışkanlıklardan, yeme bozukluklarından Ramazan dışında da kurtulma isteği kazanır.

Muhterem Müslümanlar!
Nefsin terbiye edilmesi bir anda mümkün olan bir durum değildir. Ramazan orucunun ardarda tutulması ve bir ay sürmesinin bir hikmeti de bu olsa gerektir. Ramazandaki bir aylık bu terbiye faaliyetiyle kul diğer on bir aya hazırlık yapmış olur. Rasulullah’ın Ramazan’ı takiben Şevvalde 6 gün oruç tutmayı tavsiye etmesi ve Ramazan haricinde her ay 3 gün (kamerî ayların 13, 14 ve 15inde) oruç tutmayı tavsiye ederek savaşta bile bu orucu terk etmeyişi bu terbiyenin neticelerini canlı tutmaya yöneliktir.

Aziz Cemaat!
Feyiz ve bereketiyle gönüllerimize misafir olan Rahmet ayı Ramazan’ı ömrümüzün son Ramazanıymış gibi geçirelim. Faydasız, zararlı söz ve davranışlardan kaçınalım. Bu vesileyle Ramazan ayının İslam âlemine ve tüm dünyaya hayırlar getirmesini niyaz ediyor, hutbemi Rasulullah’ın şu duasıyla bitirmek istiyorum:
“Evinizde hep oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyiler yesin, melekler de duacınız olsun.”

İlgili Yayınlar: