1- YALNIZ ALLAH’A KULLUK EDERLER :

4- (Ya Rabbi), ancak sana kulluk eder, ancak senden yardım isteriz. [1 Fatiha 4]

172- Ey iman edenler size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin ve yalnızca O’na kulluk ediyorsanız, (yine yalnızca) Allah’a şükredin. [2 Bakara 172]

36- Allah’a kulluk edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya, akrabaya, öksüzlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yan(ınız)daki arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyilik edin. Allah, kurumlu, böbürlenen insanları sevmez.[4 Nisa 36]
99- Ve Rabbine kulluk et ki sana yakin gelsin (kesin bilgiye eresin)! [15 Hicr 99]

114 – Allah’ın size verdigi rızıktan helal, hoş olarak yeyin de Allah’ın ni’metine şükredin; eğer O’na kulluk ediyorsanız. [16 Nahl 114 ]

23- Rabbin, yalnız kendisine tapmanızı ve anaya babaya, iyilik etmenizi emretti. İkisinden birisi, yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşır (ihtiyarlık zamanlarında senin yanında kalırlar)sa sakın onlara “Öf!” deme, onları azarlama! Onlara güzel söz söyle. [17 İsra 23 ]

16- İbrahim’i de (gönderdik). Kavmine dedi ki: “Allah’a kulluk edin, O’ndan korkun, bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” [29 Ankebut 16 ]

56-Ey inanan kullarım, benim arzım geniştir, bana kulluk edin.
[29 Ankebut 56]

04- De ki: “Ey insanlar, benim dinimden kuşkuda iseniz, ben sizin, Allah’tan başka taptıklarınıza tapmam; fakat sizi öldürecek olan Allah’a taparım. Bana mü’minlerden olmam emredilmiştir.”
[10 Yunus 104 ]

2-SADECE ALLAH’ TAN KORKARLAR :

175 – O şeytan sizi kendi dostlarından korkutuyor, eğer inanmış iseniz, onlardan korkmayın, benden korkun! [3 Al-i İmran 175 ]

8 – Rableri katında onların mükafatı altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları, Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. Bu, Rabbine saygı gösterene mahsustur. [98 Beyyine 8]

7- Allah’ın size olan ni’metini ve O’na verdiginiz sözü hatırlayın: Hani “İşittik ve ita’at ettik!” demiştiniz. Allah’tan korkun; çünkü Allah, gögüslerin özünü bilir.
[5 Maide 7]

2- Mü’minler o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, O’nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler.
[8 Enfal 2]

29- Ey inananlar, Allah’tan korkarsanız O size iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lutuf sahibidir.[8 Enfal 29]

18 – Ey inananlar, Allah’tan korkun ve kişi yarın için ne (yapıp) gönderdiğine baksın. Allah’tan korkun; çünkü Allah, yaptıklarınızı bilmektedir.[59 Hasr 18]

16 -Öyle ise gücünüz yettigi kadar Allah’tan korkun, (O’nun ögütlerini) dinleyin, (O’na) ita’at edin ve kendi iyiliğinize olarak (mallarınızı Allah ugrunda) harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar, başarıya erenlerdir. [64 Tegabun 16]

40- Ama kim Rabbinin divanında dur(up hesap ver)mekten korkmuş ve nefsi(ni) kötü heves(ler) den men’etmişse
41- Onun barınağı da cennettir. [79 Naziat 40-41]

44- Gerçekten Tevrat’ı biz indirdik, onda yol gösterme ve nur vardır. İslam olmuş peygamberler, onunla yahüdilere hüküm verirlerdi, kendilerini Tanrıya vermiş zahidler ve alimler de “Allah’ın Kitabını korumakla görevlendirildiklerinden onunla hüküm verirlerdi ve onu gözetip kollarlardı. (Ey hakimler), insanlardan korkmayın, benden korkun ve benim ayetlerimi az bir paraya satmayın! Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte kafirler onlardır![5 Maide 44]

102- Ey inananlar,Allah’tan ,ona yaraşır biçimde korkun ve ancak Müslümanlar olarak ölün. [3 Al-i İmran 102]

21- Ve onlar, Allah’ ın bitiştirilmesini istediği seyi bitiştirirler (akraba ile mü’minlerle ilgiyi kesmez, birbirinden ayırdetmeden bütün peygamberlere inanırlar) Rablerine karsı saygılı olur ve en kötü hesaptan korkarlar. [13 Rad 21]

100 -De ki: ” murdarla temiz bir olmaz. Murdarın çokluğu hoşuna gitsede. O halde ey sagduyu sahipleri, Allah’tan korkun ki kurtulusa eresiniz! [5 Maide 100]

155 – İşte bu (Kur’an) da mübarek kitaptır, O’nu biz indirdik, O’na uyun ve (Allah’tan) korkun ki size rahmet edilsin! [6 En’am 155]

56 – Yeryüzü düzeltildikten sonra onda bozgunculuk yapmayın, korkarak ve umarak O’na dua edin. Muhakkak ki Allah’ın Rahmeti, iyilik edenlere yakındır.
[7 Araf 56]

29 – Ey inananlar, Allah’tan korkarsanız O size iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar.Allah büyük lütuf sahibidir.[8 Enfal 29]

69- Artık aldığınız ganimetten helal ve temiz olarak yeyin ve Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah , bağışlayan, esirgeyendir. [8 Enfal 69]

13 – Andlarını bozan, elçiyi (Mekke’den)çıkarmaga yeltenen ve ilk önce kendileri siz(inle savaş)a başlamış olan bir kavimle savaşmayacak mısınız? Yoksa onlardan korkuyormusunuz? Eğer gerçekten inanan insanlar iseniz, kendisinden korkmanıza en layık olanAllah’tır.
[9 Tevbe 13]

109 – Yapısını , Allah’tan korku ve rıza üzerine kuran mı hayırlıdır, yoksa yapısını bir yarın kenarına kurup onunla birlikte cehennem ateşine yuvarlanan mı?Allah zalimler
topluluğunu ( doğru) yola iletmez. [9 Tevbe 109]

3- ALLAH’ IN SINIRLARINI KORURLAR :

87- Ey inananlar, Allah’ın size helal kıldıgı güzel ve temiz şeyleri haram etmeyin, sınırı aşmayın. Çünkü Allah, sınırı aşanları sevmez. [5 Maide 87]

119 -Üzerine Allah’ın adı anılmış olanlardan niçin yemeyesiniz? Çaresiz yemek zorunda kaldıklarınız dışında, size haram kıldıgı şeyleri (Allah) size açıklamıstır. Doğrusu birçokları, bilmeden keyiflerine uyarak halkı şaşırtıyorlar. Muhakkak ki Rabbin, (evet) O, sınırı aşanları çok iyi bilir. [6 En’am 119]

112- Tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, seyahat edenler, rükü edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten men’edenler ve Allah’ın sınırlarını koruyanlar. İşte o mü’minleri müjdele (ne mutlu onlara)![9 Tövbe 112]

8 – İsrail oğullarının nankörlerine, Davüd ve Meryem oglu isa diliyle la’net edilmiştir. Çünkü (onlar) isyan etmişlerdi ve saldırıyorlardı. [5 Maide 78]

229- Boşanma iki defadır. (Sonra) Ya iyilikle tutmak veya güzellikle bırakmak (gerekir). Onlara (kadınlara) verdiğiniz bir şeyi geri almanız size helal değildir; ancak ikisinin Allah’ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkmuş olmaları (durumu başka). Eğer ikisinin Allah’ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, bu durumda (kadının) fidye vermesinde ikisi için de günah yoktur. İşte bunlar, Allah’ın sınırlarıdır; onlara tecavüz etmeyin. Kim Allah’ın sınırlarına tecavüz ederse, onlar zalimlerin ta kendileridir. [2 Bakara 229 ]

13- Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Elçisine ita’at ederse Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük başarı budur.
14- Kim de Allah’a ve Elçisi’ne karsı gelir, O’nun sınırlarını asarsa, Allah onu, sürekli kalacagı atese sokar. Onun için alçaltıcı bir azab vardır.[4 Nisa 13-14]

4- ALLAH’I HERŞEYİN ÜZERİNDE TUTARLAR :

165- İnsanlar içinde, Allah’tan başkasını ‘eş ve ortak’ tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah’a olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah’ın olduğunu ve Allah’ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.[2 Bakara 165 ]

54 -Ey inananlar, sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, yakında öyle bir toplum getirecek ki (O) onları sever, onlar da O’nu severler. Mü’minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu ve şiddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allah’ın bir lutfudur, onu dilediğine verir. Allah'(ın lutfu)geniştir, (O), bilendir.
[5 Maide 54]

90 -Onun du’asını da kabul buyurduk ve ona Yahya’yı armagan ettik. Eşini de kendisi için ıslah ettik (çocuk doğurmaya elverişli bir hale getirdik). Gerçekten onlar hayır işlere koşarlar, umarak ve korkarak bize du’a ederlerdi ve bize derin saygı gösterirlerdi.[21 Enbiya 90]

37-Kendilerini ne ticaretin, ne de alışverisin Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoymadıgı erkekler. (Onlar), yüreklerin ve gözlerin (dehşetten) ters dönecegi günden korkarlar.[24 Nur 37]

173- Onlar ki, halk kendilerine: “(Düşman) İnsanlar size karşı ordu toplamıslar, onlardan korkun!” deyince, (bu söz,) onların imanını artırdı. Ve: “Allah bize yeter, O, ne güzel vekildir.” dediler. [3 Al-i İmran 173]

16- DAİMA İNANANLARLA BİRLİKTEDİRLER :

4 – Allah, kendi yolunda kenetlenmiş binalar gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
[61 Saf 4 ]

28-Nefsini, sabah akşam, rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber tut (onlarla beraber bulunmağa candan sabret). Gözlerin, dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın. Kalbini bizi anmaktan alıkoydugumuz keyfine uyan ve işi, hep aşırılık olan kişiye itaat etme.
[18 Kehf 28]

73 -İnkar edenler, birbirlerinin velisidirler. Eğer bunu yapmazsanız (mü’minleri bırakıp kafirleri dost tutarsanız), yeryüzünde fitne ve büyük bir kargaşa olur. [8 Enfal 73]

119- Ey inananlar, Allah’tan korkun ve doğrularla beraber olun.
[9 Tövbe 119]

39- Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman kendilerini savunurlar.
[42 Sura 39]

148-Herkesin (her topluluğun) yüzünü çevirdiği bir yön (cihet) vardır. Öyleyse hayırlarda yarışınız. Her nerede olursanız, Allah sizleri bir araya getirecektir. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
[2 Bakara 148]

17- AYRILIĞA DÜŞMEZLER :

73-İnkâr edenler, birbirlerinin velisidirler. Eğer bunu yapmazsanız (mü’minleri bırakıp kâfirleri dost tutarsanız), yeryüzünde fitne ve büyük bir kargaşa olur. [8 Enfal 73]

159- Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıstır, sonra (Allâh) onlara yaptıklarını haber verecektir.
[6 En’am 159]

52 -“Ve iste sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir, ben de sizin Rabbinizim, benden korkun.” (dedik). Sadece Üyeler Linkleri Görebilir… [1] 53-Fakat işlerini aralarında parçalayıp, çesitli Kitaplara ayırdılar. Her parti, kendi yanında bulunanla sevinmektedir.
[23 Mu’minun 52-53]

103- Ve topluca Allâh’ın ipine yapışın, ayrılmayın; Allâh’ın size olan ni’metini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz, (Allâh) kalblerinizi uzlaştırdı. O’un ni’metiyle kardeşler haline geldiniz. Siz ateşten bir çukurun kenarında bulunuyordunuz, (Allâh) sizi ondan kurtardı. Allâh size âyetlerini böyle açıklıyor ki, yola gelesiniz.
[3 Al-i İmran 103]

13- O size, dinden Nûh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettigimizi, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve Îsâ’ya tavsiye ettigimizi şeri’at (hukuk düzeni) yaptı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat kendilerini çağırdıgın (bu) esas, Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allâh dilediğini kendisine seçer ve iyi niyyetle yöneleni kendisine iletir. [42 Sura 13]

17 -Ve onlara bu (din) iş(in)de açık deliller verdik. Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz, Rabbin kıyâmet günü, ayrılığa düştükleri şeylerde onlar arasında hüküm verecektir. [45 Casiye 17]

105- Kendilerine açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilâf edenler gibi olmayın. İşte onlar (evet) onlar için büyük bir azâb vardır. [3 Al-i İmran 105]

32 -(O ortak koşanlardan olmayın ki onlar) Dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular. Her parti kendi yanındakiyle sevin(ip övün)mektedir. [30 Rum 32 ]

18- DAİMA SABREDERLER :

249 -Talut, orduyla birlikte ayrıldığında dedi ki: ‘Doğrusu Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariçonu tadmazsa bendendir. Küçük bir bölümü hariç (hepsi sudan) içti. O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): ‘Bugün bizim Calut’a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok’ dediler. (O zaman) Muhakkak Allah’a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: ‘Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah’ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir.'[2 Bakara 249]

200- Ey inananlar, sabredin, direnin. Savaşa hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah’tan korkun ki, başarıya eresiniz. [3 Al-i İmran 200]

46 -Allah’a ve Elçisine itâ’at edin, birbirinizle çekişmeyin, yoksa korkuya kapılırsınız, devletiniz gider. Sabredin, çünkü Allâh sabredenlerle beraberdir. [8 Enfal 46]

66- Şimdi Allâh sizden hafifletti, sizde zayıflık bulunduğunu bildi. Bundan böyle sizden sabreden yüz kişi olsa, iki yüz(kâfir)i yenerler. Ve eğer sizden bin kişi olsa Allâh’ın izniyle iki bin(kâfir)i yenerler. Allâh, sabredenlerle beraberdir. [8 Enfal 66]

83 -(Dönüp babalarına geldiler ve kardeslerinin sözünü söylediler. Ya’kub): “Herhalde, dedi, nefisleriniz size bir işi süs(leyerek sizi ona sürük)ledi. Artık (bana) güzelce sabretmek gerek. Belki de Allâh, onların hepsini bana getirir. Çünkü O, bilendir, herşeyi hikmetle (yerli yerince) yapandır.
[12 Yusuf 83]

24- “Sabretmenize karşılık selâm size, yurdun sonu ne güzel!” (derler).
[13 Ra’d 24]

120- Size bir iyilik dokunsa (Bu,) Onları tasalandırır; size bir kötülük dokunsa, ona sevinirler. Eğer sabreder, korunursanız, onların tuzağı size hiçbir zarar vermez. Şüphesiz Allâh, onların yaptıklarını kuşatmıstır.
[3 Al-i İmran 120]

96- Sizin yanınızda bulunan (dünyâ malı) tükenir. Allâh’ın yanında bulunan ise kalıcıdır. Biz sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle verecegiz.
[16 Nahl 96]

75-İşte onlar, sabretmelerine karşılık saraylarda ödüllendirelecekler ve orada bir sağlık dileği ve selâm ile karşılanacaklardır. [25 Furkan 75]

80- Kendilerine bilgi verilmiş olanlar ise: “Yazık size, dediler, inanan ve iyi iş yapan kimse için Allâh’ın sevâbı daha hayırlıdır. Buna ancak sabredenler kavusturulur.” [28 Kassas 80]

60 -Sabret, Allâh’ın va’di haktır (o mutlaka yerine gelecektir). İnanmayanlar seni telâşa düşürmesin.
[30 Rum 60]

186- Mallarınız ve canlarınız hususunda deneneceksiniz; sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden ve ortak koşanlardan çok incitici (sözler) duyacaksınız. Ama sabreder, korunursanız; işte bunlar, yapmağa değer işlerdendir. [3 Al-i İmran 186]

10- (Tarafımdan) De ki: “Ey inanan kullarım, Rabbinizden korkun. Bu dünyâ hayâtında güzel davrananlara güzellik vardır. Allâh’ın yeri geniştir. Ancak sabredenlere, ödülleri hesapsız ödenecektir.
[39 Zümer 10]

35- O halde sen de, azim (ve irâde) sâhibi elçilerin sabrettikleri gibi sabret. O (nankör)ler için acele etme. Onlar, tehdid edildikleri azâbı gördükleri gün, sanki gündüzün sadece bir sâ’ati kadar yaşamış gibi olurlar. (Bu) Bir duyurudur. Yoldan çıkmış topluluktan başkası mı helâk edilecektir?
[46 Ahkaf 35]

31 -Andolsun biz sizi deneyeceğiz ki içinizden cihâd edenleri, (güçlüklere) sabredenleri bilelim ve söylediğiniz sözlerin (doğru olup olmadığını) sınayalım. [47 Muhammed 31]

17- Sonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak.
[90 Beled 17]

42 -Onlar ki sabrettiler ve Rablerine dayanmaktadırlar. [16 Nahl 42]

3 – Ancak inanıp iyi işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler ziyânda değillerdir. [103 Asr 3]

21- HAKKI SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEZLER :

54 -Ey inananlar, sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allâh, yakında öyle bir toplum getirecek ki (O) onları sever, onlar da O’nu severler. Mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve şiddetlidirler. Allâh yolunda cihâd ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allâh’ın bir lutfudur, onu dilediğine verir. Allâh'(ın lutfu) geniştir, (O), bilendir. [5 Maide 54]

67 -Ey Elçi, Rabbinden sana indirileni duyur; eğer bunu yapmazsan, O’nun mesajını duyurmamış olursun. Allâh seni insanlardan korur. Doğrusu Allâh, kâfirler toplumunu yola iletmez.
[5 Maide 67]

2 -(Bu,) Sana indirilen bir Kitaptır. Onunla (insanları) uyarman ve insanlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın (hiç kuşkulanma, tasalanma, bu tamamen Allâh tarafındandır. Sen hemen insanları uyar). [7 A’raf 2]

22- BİLENLERE DANIŞIRLAR :

59 -Ey inananlar, Allah’a itâ’at edin, Elçiye ve sizden olan buyruk sâhibine itâ’at edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; -Allah’a ve âhiret gününe inanıyorsanız � onu Allah’a ve Elçiye götürün. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.[4 Nisa 59]

83- Onlara güven veya korkuya dair bir haber gelse onu yayarlar. Halbuki onu Elçi’ye ve aralarında buyruk sâhiplerine götürselerdi, işin içyüzünü araştırıp çıkaranlar, onun ne olduğunu (haberin taşıdığı anlamı) bilirlerdi. Eğer size Allâh’ın lutfu ve rahmeti olmasaydı, birçok işinizde şeytâna uyardınız.
[4 Nisa 83]

38 -Rablerinin çağrısına gelirler, namazı kılarlar. İşleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan hayır için harcarlar.[42 Sura 38]

19- DÜŞÜNÜR VE AKLEDERLER :

197- Hacc, bilinen aylardır. Böylelikle kim onlarda haccı farz eder (yerine getirir)se, (bilsin ki) haccda kadına yaklaşmak, fısk yapmak ve kavgaya girişmek yoktur. Siz, hayır adına ne yaparsanız, Allah, onu bilir. Azık edinin, şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır. Ey temiz akıl sahipleri, Benden korkup-sakının.
[2 Bakara 197]

269 -Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. [2 Bakara 269]

190 -Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette sağduyu sâhipleri için ibretler vardır.[3 Al-i İmran 190]

19- Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, (bunu kabul etmeyen) kör gibi olur mu? Ancak sağduyu sâhipleri öğüt alır.
20 -Onlar, Allâh’ın ahdini yerine getirirler ve andlaşmayı bozmazlar.
[13 Ra’d 19-20]

9 -Yoksa o, gece sâ’atlerinde secde ederek, ayakta durarak ibâdet eden, âhiretten korkan ve Rabbinin rahmetini uman gibi midir? De ki: “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Doğrusu ancak sağduyu sâhipleri öğüt alır.[39 Zümer 9 ]

18- Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar Allâh’ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve onlar sağduyu sâhipleridir. [39 Zümer 18]

54- (O,) sağduyu sâhiplerine bir yol gösterici ve öğüttür.
[40 Mü’min 54]

10 -Allâh o(insa)nlara şiddetli bir azâb da hazırlamıştır. Ey inanmış olan, sağduyu sâhipleri, Allah’tan korkun, Allâh size bir uyarı indirdi. [65 Talak 10]

100- Allâh’ın izni olmadan hiç kimse inanmaz ve (Allâh) pisligi (huzursuzluğu, azâbı), akıllarını kullanmayanların üzerine kor. [10 Yunus 100]

62- “O, sizden birçok kuşagı saptırmıştı. Düşünmüyor muydunuz?”
[36 Yasin 62 ]

20- İYİLİĞİ ANLATMAK İÇİN GAYRET EDERLER :

88- Fakat Elçi ve onunla beraber inananlar, mallariyle, canlariyle cihâdettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır ve işte başarıya erenler onlardır. [9 Tövbe 88 ]

39- Fitne (baskı) kalmayıncaya ve din tamamen Allâh’ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer (baskıya) son verirlerse muhakkak ki Allâh, ne yaptıklarını görmektedir. [8 Enfal 39]

16 -Yoksa siz, Allâh içinizden cihâd eden ve Allah’tan, Elçisinden ve mü’minlerden başkasını kendisine sırdaş edinmeyenleri bilmeden, bırakılacağınızı mı sandınız? Allâh yaptıklarınızı haber almaktadır.
[9 Tövbe 16]

20 -İnanan, hicret eden ve Allâh yolunda mallarıyle, canlarıyle savaşanların, Allâh katında dereceleri daha büyüktür. İşte kurtuluşa erenler onlardır. [9 Tövbe 20]

78 -Allâh uğrunda, O’na yaraşır biçimde cihâd edin. O, sizi seçti ve dinde size bir güçlük yüklemedi; babanız İbrâhim’in dini(ne uyun). O (Allâh) bu (Kur’â)ndan önce(kiKitaplarda) da, bu(Kur’â)nda da size “müslümanlar” adını verdi ki, Elçi size şâhid olsun, siz de insanlara şâhid olasınız. Haydi namazı kılın, zekâtı verin ve Allah’a sarılın; sâhibiniz O’dur. Ne güzel sâhip ve ne güzel yardımcıdır (O)!
[22 Hacc 78]

10- Ey inananlar, size, sizi acı azâbdan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi?
11- Allah’a ve Elçisine inanırsınız, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihâd edersiniz. İşte bilirseniz, sizin için en iyisi budur. [61 Saff 10-11]

75 -Size ne oldu ki Allâh yolunda ve; “Rabbimiz bizi şu, halkı zâlim kentten çıkar, bize katından bir koruyucu ver, bize katından bir yardımcı ver!” diyen zayıf erkek, kadın ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?
[4 Nisa 75]

19 – Kim de âhireti ister ve inanarak ona yaraşır biçimde çalışırsa, öylelerinin çalışmalarının karşılığı verilir.

44- İNANANLAR TARAFINDAN TANINIRLAR :

273 – (Sadakalar) şu fakirlere mahsustur ki, Allâh yolunda kapanıp kalmışlardır. Yeryüzünde gezip dolaşamazlar. Bilmeyen, utangaçlıklarından dolayı onları zengin sanır. Onları simâlarından (yüzlerinden) tanırsın. Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler. Yaptığınız her hayrı Allâh bilir. [2 Bakara 273]

29 – Muhammed Allâh’ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar, kâfirlere karşı katı, birbirlerine karşı merhametlidirler. Onların, rükû’ ve secde ederek Allâh’ın lutuf ve rızâsını aradıklarını görürsün. Yüzlerinde secde izinden nişanları vardır. Onların Tevrât’taki vasıfları ve incildeki vasıfları da şöyle bir ekin gibidir ki, filizini çıkardı, onu güçlendirdi, kalınlaştı, derken gövdesinin üstüne dikildi, ekincilerin hoşuna gider, onlara karşı kâfirleri de öfkelendirir bir duruma geldi. Allâh onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükâfât va’detmiştir. [48 Fetih 29 ]

45- İYİLİĞİ KARŞILIK BEKLEMEDEN YAPARLAR :
271- Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Eğer onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha iyidir ve sizin günâhlarınızdan bir kısmını kapatır. Allâh yaptıklarınızı duyar. [ 2 Bakara 271]

9- “Biz size sırf Allâh rızâsı için yediriyo ruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.” [76 insan 9 ]

72- “Eğer yüz çevirdiyseniz (neden?), ben sizden bir ücret istemedim ki! Benim ücretim, ancak Allâh’ın üzerinedir. Bana müslümanlardan olmam emredilmiştir.”[10 Yunus 72]

90 – İşte onlar, Allâh’ın hidâyet ettiği kimselerdir. Onların yoluna uy ve de ki: “Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece âlemlere bir ögüttür.”[6 En’am 90 ]

29- “Ey kavmim, buna karşı ben sizden bir mal istemiyorum, benim ücretim Allah’a âittir. Ve (siz istemiyor, hor görüyorsunuz diye) ben, inananları (yanımdan) kovacak değilim. Çünkü onlar Rablerinin huzûruna gidecek(yaptıklarının hesabını verecek)lerdir. (Herkeskendi amelinden sorumludur. Onları niçin kovayım?) Fakat ben sizi, câhillik eden bir kavim görüyorum.”[11 Hud 29 ]

51- “Ey kavmim, ben sizden bunun için bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, beni yaratana düşer. Aklınızı kullanmıyor musunuz?”[11 Hud 51]

104- Sen bu(okudukları)na karşılık onlardan bir ücret istemiyorsun. O, sadece bütün âlemler için bir ögüttür.
[12 Yusuf 104 ]

57 -“Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; ancak Rabbine varan yola girmek isteyene yol gösteriyorum” de. [25 Furkan 57]

108- “Allah’tan korkun ve bana itâ’at edin.”
109- “Ben sizden, buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, yalnız âlemlerin Rabbine âittir.”
[26 Su’ara 108-109 ]

86 -De ki: “Ben sizden buna karşı bir ücret istemiyorum. Ve ben yapmacık yapanlardan, (uydurma şeylerle peygamberlik taslayanlardan) değilim.” [38 Sad 86]

46- HOŞGÖRÜLÜ VE BAĞIŞLAYICIDIRLAR :

22- Sizden fazilet ve servet sâhibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara, Allâh yolunda göç edenlere bir şey vermemeğe yemin etmesinler, affetsinler, hoşgörsünler.
Allâh’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.[24 Nur 22 ]

263- Güzel bir söz (söylemek) ve affetmek, peşinden eziyet gelen sadakadan iyidir. Allâh, zengindir, halimdir.[2 Bakara 263 ]

134- O(koruna)nlar bollukta ve darlıkta Allâh için harcarlar, öfke(lerin)i yutkunurlar, insanları affederler. Allâh da güzel davrananları sever.[3 Al-i İmran 134]

149- Bir iyiliği, açığa vurur veya onu gizlerseniz yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki) Allâh da affedicidir, güçlüdür.[4 Nisa 149]

199- Affı al, iyiligi emret, câhillere aldırış etme. [7 A’raf 199]

85- Biz gökleri yeri ve bunlar arasında bulunanları hak ile yarattık; (gerçegin ortaya çıkacağı) o sâ’at, mutlaka gelecektir! Şimdi sen güzel bir hoşgörü ile hareket et.[15 Hicr 85]

37- Onlar büyük günâhlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar; kızdıkları zaman da onlar, affederler.
[42 Sura 37]

40- Kötülügün cezâsı, yine onun gibi bir kötülüktür. Kim affeder, barışırsa onun mükâfâtı Allah’a âittir. Doğrusu O, zâlimleri sevmez.[42 Sura 40 ]

43- Fakat kim sabreder, affederse, şüphesiz bu, çok önemli işlerdendir!
[42 Şura 43]

14- Ey inananlar, eşlerinizden ve çocuklarınızdan bazıları size düşmandır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoşgörür, bağışlarsanız muhakkak ki Allâh da bagışlayandır, esirgeyendir (O da sizi bağışlar).
[64 Tegabun 14]

47- BASKICI DEĞİLLERDİR :

125- Hikmetle ve güzel öğütle Rabbinin yoluna çağır ve onlarla en güzel biçimde mücâdele et. Kuşkusuz Rabbin, işte yolundan sapanları en iyi bilen O’dur ve O, yola gelenleri de en iyi bilendir.
[16 Nahl 125]

99 -Rabbin isteseydi, yeryüzündekilerin hepsi mutlaka inanırdı. O halde sen mi insanları inanmaları için zorlayacaksın?[10 Yunus 99]

21- Öğüt ver, çünkü sen ancak öğüt verensin.
22- Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.[88 Gaşiye 21-22 ]

45- Biz onların ne dediklerini biliyoruz. Sen onların üstünde bir zorlayıcı değilsin, sadece tehdidimden korkanlara Kur’ân ile öğüt ver.[50 Kaf 45]

139- Söyle (onlara): “Allâh, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz iken, O’nun hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size âittir. Biz O’na gönülden bağlananlarız.”
[2 Bakara 139]

256 -Dinde zorlama yoktur. Doğruluk, sapıklıktan seçilip belli olmuştur. Kim tâgûtu inkâr edip Allah’a inanırsa, muhakkak ki o, kopmayan, sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allâh işitendir, bilendir.
[2 Bakara 256]

80 -Kim Elçi’ye itâ’at ederse Allah’a itâ’at etmiş olur. Kim de yüz çevirirse (bil ki), biz seni onların üzerine bekçi göndermedik.[4 Nisa 80]

105- Ey inananlar, siz kendinize bakın, siz doğru yolda olduğunuz takdirde sapan kimse size zarar vermez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O size ne yaptığınızı haber verecektir.[5 Maide 105]

29 -Bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine varan yolu tutar.[76 insan 29]

55- Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selâm olsun (haydi hoşça kalın), biz câhiller(le sohbetetmey)i istemeyiz” derler.[28 Kasas 55]

29- De ki: “Bu gerçek, Rabbinizdendir. Artık dileyen inansın, dileyen inkâr etsin.” Çünkü biz zâlimlere öyle bir ateş hazırladık ki, çadırı onları kuşatmıştır. Eğer (susuzluktan) feryâd edip yardım isteseler erimiş mâden gibi yüzleri haşlayan bir su ile kendilerine yardım edilir! O ne kötü bir içecektir ve ne kötü bir dayanacak(koltuk)dur!Sadece Üyeler Linkleri Görebilir… [1][18 Kehf 29 ]

41 – Eğer onlar seni yalanladılarsa de ki: “Benim yaptığım bana, sizin yaptıgınız size. Siz benim yaptığımdan uzaksınız, ben de sizin yaptığınızdan uzağım!”[10 Yunus 41]

121 -İnanmayanlara de: “Olduğunuz yerde yapacağınızı yapın, biz de yapıyoruz!”
122 -“Bekleyin, biz de bekliyoruz!”[11 Hud 121-122 ]

6 -Ve eğer ortak koşanlardan biri güvence dileyip yanına gelmek isterse, onu yanına al ki, Allâh’ın sözünü işitsin; sonra onu güven içinde bulunacağı yere ulaştır. Böyle (yap), çünkü onlar, bilmez bir topluluktur.
[9 Tövbe 6 ]

108 -De ki: “Ey insanlar, işte size Rabbinizden gerçek geldi. Artık yola gelen, kendisi için gelir; sapan da kendi zararına sapar. Ben sizin üzerinize vekil değilim!” [10 Yunus 108 ]

82 -Eğer yine yüz çevirirlerse, artık senin üzerine düşen sadece açık bir şekilde duyurmaktır.
[16 Nahl 82 ]

25- De ki: “Bizim işlediğimiz suçtan siz sorulacak değilsiniz; biz de sizin işlediğinizden sorumlu degiliz.”
[34 Sebe 25 ]

23- Benim yapabileceğim sadece Allah’tan (bana vahyedilenleri) size duyurmak ve O’nun elçilik görevlerini yerine getirmektir. Artık kim Allah’a ve Elçisine baş kaldırırsa, ona içinde sürekli kalacağı cehennem ateşi vardır.[72 Cin 23]

İlgili Yayınlar: