islami siteMüslüman,
dünyayı sen yaratmadın ve bu var olan dünyaya gelişine de
senin hiçbir şekilde müdahale edemeyiceğin bir gücün karar verdiğini
bilmen için olağan üstü akıllı olmana gerek yok.
Sen düzeni kuralları belirtilmiş bir hayata gönderilmişsin.
Dolayısıyla ya bu hayatı kuralları gereği gibi yaşayacaksın veyahutta
kendi aklını bile içine alan önü ve arkası sıfır tesadüfler
teorisinde varlığını korumaya çalışacaksın.
 
Aklı bedeni ve dünyayı tesadüflere bağlı olanın şansları kendilerine bırakılırken
sana sesleniyorum Müslüman. Sen bir dünyasın.
Kıyamet senin hayat sürecinde gerçekleşir ve kıyamet seninle kopar.
İnsanlık seninle ağlar ve insanlık seninle güler.
Cennet ve cehennemi insanlığa sunan sensin müslüman.
Dün senin için tarihtir.
Ama yarın bir gelecek ve o gelecek yine sensin.
Sen insanlık için umudun Ütopyasi değil, bilakis bu işin görevlisi, sorumlususun.
Eğer bir yerde inananlara inançlarından dolayı
çeşitli vesilelerle zulüm yapılıyorsa bu senin olmayışından
senin yok sayılmandan kaynaklanır ki senin için bir zillettir.
Müslüman sen yer yüzünde Allah’ın halifesisin.
Sabır senin için zulme boyun eğmenin korkaklığının sığınağı değil,
adaletin kavgasından direniş kaynağındır.
Kur’ani bir mücadele ve Kur’ani bir hayat senin keyfiyetine bırakılmamıştır.
Bir ibadet olarak seni yaratan tarafından sana emredilmiştir.
Bu emre isyan edecek kadar korkaklık cesaretinde bulunamazsın.
 
Müslüman;
zulmün fuhuşun, kumarın, küfrün verhasıl Allah’a isyanın olduğu
bir yerde sen yaratılmışlara ve o yaratılmışların kanunlarına itaat edemezsin.
Seni yaratan senin o çok sevdiğin canını cennet karşılığında satın almıştır.
Dolayısıyla zulme suskun kalarak bile bile kendini ve
ümmetin geleceğini tehlikeye atamazsın.
Kovulacaksın delikanlı, sövüleceksin, dövüleceksin, öz vatanında sürgünü yaşayacaksın.
Sevdanda ihanetin acısını tatacak, mukaddes davanda yorulanları,
çözülenleri göreceksin. Şu yalnızlık yok mu şu yalnızlık
gün gelecek kahredecek yalnızlık hissi.
İşte müslüman var olmanın anlamının başladığı bir noktadır ölüm.
Sessizliğine isyan ettiğin gün direnişe tomurcuklanışın ümmetin çiçeklenmesidir.
Fırtınalar kopacak başında kurşun kurş un dolusunu yiyeceksin karlı günlerin.
Yağmur gelecek arkasında rahmet dediğimiz
İlkbahar meyvesini yiyeceksin,
mevsim mevsim o sabırla direnip başını dik tuttuğun günlerin.
 
Müslüman sağına, soluna, önüne ve arkana bakma sensin direnişte aradığım adam.
Yüreğimde muhabbet beslediğim sensin.
Kimi zaman kefensiz gömdüğüm.
Kimi zaman baş ucunda dualarla durduğun önde giden sensin,
arkada gelen yine sen. Dedim ya müslüman sen bir dünyasın,
sen bir geleceksin ateşide sen suyuda sen bu ümmetin.
Sen yalnızlığın özgürlüğünde bir güneş gibisin dünyamız için.
Ve sen toplumsal vahdette karanlıkları delen yıldızlar gibisin.
Nil nehrinin ötesini düşün müslüman. Kurt ve kuzuyu,
ilahi hesabı ve Ömer’i düşün.
Birde yanı başındakileri feryatlara ve kahkahalara
ve faili meçhul katliamlara ve onlara alkış tutanlara ve birde kendini düşün.
Sen dünün Ömer’i Ali’si, Hamza’sı olamıyorsan bu günün
Hüseyin’i, Receb’i, Şeyhmus’u, Selami’si, Abdusselam’ı, Metin Yüksel’i ol bari.
 
Müslüman sana sesleniyorum, sen varoluşunun gereğini yerine getirmek zorundasın.
Senin adına hacılar, hocalar hesap verecek değiller.
Sen meçhulde aranan şahıs değil meydanlarda direnen olmalısın.
Yediden yetmişe kadını erkeğiyle sensin müslüman diye çağırdığım insan.
Özlediğim sensin müslüman. Sadece ve sadece senin yokluğundandır başımdaki bela
Sana sesleniyor seni çağırıyor seni bekliyorum müslüman.

İlgili Yayınlar: