besmele

12-sav

Bir İşin Sonu

Adamın biri komşusuna:

“Bulgur tartacağım, bana bir terazi ver,” diye başvurdu.

Komşusu anlamamış gibi davranarak:

“Kusura bakma, evde süpürge yok!” dedi.

Adam:

“Alay etme komşu, ver şu terazini,” deyince komşusu bu kez:

“Kalbur da yok!” cevabını verdi. Adam kızdı:

“Ben senden terazi istiyorum. Sen ise “süpürge yok, kalbur yok” diye saçma sapan şeyler söylüyorsun. Sağır mısın, nesin?”

Komşu şu karşılığı verdi:

“Sağır değilim, ne istediğini de biliyorum. Söylediğim sözler saçma değil, gerçeğin ta kendisi.. Sen ihtiyar bir adamsın, baksana ellerin titriyor. Bulguru tartarken kuş­kusuz yere dökeceksin. Bunlan toplamak için süpürge lâ­zım olacak. Hadi süpürgeyi buldun, diyelim. Bu kere ele­mek gerekecek, benden kalbur isteyeceksin. Ben işin so­nunu önceden gördüğüm için öyle söyledim. îyisi mi sen git. Terazisi, süpürgesi, kalburu olandan, bunları iste..”

İşini Bilen Manav

Hırsızın biri bir manavdan turp çaldı. Bunu gören ma­nav:

“Sen ne yapıyorsun be adam?..” diye bağırdı. Hırsız kendinden emin bir şekilde karşılık verdi: “Ne bağırıyorsun, bu Allah’ın takdiridir.”

Bunu duyan manav, iki üç tane okkalı yumruk attı. Adam yere serildi.

“Koy turpları yerine!..” dedi adam. “Bu da Allah’ın tak­diridir.”

Konuşma, Namazın Bozulur!

Yeni müslüman olmuş dört Hintli vaktin girip girmedi­ği konusunda tereddüt içinde namaza durmuşlardı.

Bu sırada mescidin kapısı açıldı ve müezzin içeri girdi. Hintlilerden biri namazda olduğunu unutarak:

“Ey müezzin, ezanı okudun mu yoksa daha vakit var mı?” diye sordu.

ikinci Hintli:

“Sus yahu, namazda iken niçin konuşuyorsun?” dedi.

Üçüncü Hintli:

“Sen onu kınayacağına kendine bak, senin de namazın bozuldu” dedi.

Dördüncü Hintli de:

“Çok şükür ki, ben üçünüz gibi kuyuya düşmedim; ko­nuşup da namazımı bozmadım” dedi.

Böylece farkında olmadan dördünün de namazı bozul­muş oldu.

İlgili Yayınlar: