Kurban, Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve icmâ
ile sabit bir ibadet olup hicretin ikinci yılında
meşru kılınmıştır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır: “…Allah’ın kendilerine rızık
olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine
belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın
adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin,
yoksula fakire de yedirin.” (Hac, 22/28), “Her
ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak
verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye
kurban kesmeyi meşru kıldık…” (Hac, 22/34)
Sahih hadis kaynaklarında yer alan rivayetlerde,
Hz. Peygamber(s.a.s.), kurban bayramında
Allah katında en sevimli ibadetin
kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir
kesilmez Allah katında makbul olacağını ve
kurban edilen hayvanın boynuzu, tırnağı da
dâhil olmak üzere her şeyinin kişinin hayır hanesine
yazılacağını ifade etmiştir. (Tirmizî, Edâhî, 1;
İbn Mâce, Edâhî, 3). Nitekim kendisi de kurbanın
meşru kılınmasından itibaren vefat edinceye
kadar her yıl kurban kesmiştir. (Tirmizî, Edâhî, 11;
Buhârî, Hac, 117, 119; Müslim, Edâhî, 17).
Ayrıca hicretin ikinci yılından günümüze
kadarki süreçte Müslümanların kurban kesmeleri,
bu konuda görüş birliği olduğunu da
göstermektedir.