Kur’an-ı Kerim ayetlerinin Allah (cc) tarafından Hazreti Peygamber’e (sav) indirilmesinde dokuz çeşit vahiy vardır. Şöyle ki:
1- Salih rüya. Peygamberin kalbi hayâlâta makes olamaz. Bu sebeple onların gördükleri rüya aynen vahiydir. Hazreti İbrahim’in, oğlu İsmail’i kesiyor görüp de kesmekle memur olduğunu ifade etmesi gibi. Resul-i Ekrem (sav), “Biz peygamberler cemaatiyiz. Gözlerimiz uyursa da kalblerimiz uyumaz” buyurmuşlardır. Efendimiz’e (sav) rüya yolu ile vahiy altı ay devam etmiştir.
2- Rüya aleminde. Cenab-ı Hakk’ın cemâlini müşahede edip hitabını dinlemek suretiyle.
3- Salsale-i ceres suretinde vuku bulur. Bu tarz vahiyde, önce, çan sesini andıran gayet heybetli bir ses duyulurdu. Bunun kesilmesinin sonunda vahiy gelirdi. Bu vahiy tarzı, Peygamber Efendimizin (sav) olanca varlığı ile vahye muntazır bulunması gibi bir hikmete dayanmaktadır.
4- Peygamber olan zâtın, sesi işitip sesleneni görmemesi suretiyle olur.
5- Vasıtasız olarak kalbe ilkaa olunmak suretiyle.
6- Kalbe vasıtalı olarak ilkaa olunmak suretiyle. Bir Hadis-i Şerif buna ışık tutmaktadır. Şöyle ki: “Rûh’ul-Kudüs (Cebrail) benim kalbime, bir kimse ecelini ve rızkını tamamlamadıkça ölmez, diye (bir beyanı) üfledi. Artık Allah (cc)’dan korkunuz ve (rızkı) istemede güzel (hareket) ediniz.”
7- Melek aracılığı olmaksızın uyanık halde vaki olur.
8- Vahiy meleğinin beşer suretine temessül edip gelmesi suretiyle olur. Efendimiz (sav) bir Hadis-i Şeriflerinde, “Birinize arkadaşının gelip konuştuğu ve onu perdesiz olarak gördüğü gibi, bana da Cebrail gelir ve benimle konuşur” buyurmuşlardır. Cebrail Aleyhisselâm’ın, çok kere, ashabtan Dihye (ra) suretine girerek Efendimiz (sav)’e geldiği açıkça bilinen gerçeklerdendir. Bundan başka suretlerde geldiği de olmuştur. Bir muharip suretinde gelmesi gibi.
9- Vahiy meleğinin kendi sureti üzerinde görünüp vahiyde bulunması suretiyle

İlgili Yayınlar: