Kuran’da Allah bizlere dinini kemale erdirdiğini belirtiyor. Yani Âdem Peygamberden itibaren Allah peygamberleri aracılığıyla din göndermiş, bu dinlerin temel mesajı aynı olmakla birlikte bu dinler arasında gönderildikleri toplum ve dönem nedeniyle çeşitli farklılıklar olmuştur. Allah, Peygamberimiz ve O’nun aracılığıyla gönderdiği Kuran ile dinini kemale erdirmiştir. Yani Kuran’ın indirilmesinden itibaren Kuranla muhatap olma şansı olan herkesin inanmak ve uygulamakla yükümlü olduğu dinin hükümleri Kuran’dadır ve bu durum kıyamete kadar geçerlidir. Bu durum Kuran’ın evrenselliği olarak da ifade edilmektedir. Yani Kuran’ın belirli bir döneme veya gruba, kavme değil bütün insanlara indirilmiş olmasını ifade eder.

Bu konuyla ilgili olarak kısaca değinmek istediğim konu Kuran’ın zaman üstü olmasının, toplumlar üstü olmasının, evrensel olmasının bazı kişilerce özellikle de modernizmin etkisiyle yanlış anlaşılması olacak. Bu kişiler örneğin Kuran’da zinanın cezasının celde olarak ifade edilmesi, kasten adam öldürmeye kısas cezası uygulanması gibi durumların modern hukukla farklılık arzetmesinden hareketle Kuran’ın evrenselliğine, zaman ve toplumlar üstü olduğu görüşünü eleştiriyorlar.

Buradaki problem Kuran’ın evrenselliğinden kastedilenin yanlış anlaşılmasıdır. Kuran’ın evrensel olması demek Kuran’ın emirlerinin tüm insanlar için hangi toplum hangi yüzyıl olursa olsun geçerli olduğudur. Yani Kuran ayetleri, Kuran’da geçen emir ve yasaklar tüm insanlar için bağlayıcıdır ve geçerlidir. Hâlbuki Kuran’ı yukarıda bahsettiğim çeşitli örneklerden hareketle eleştiren kişiler korkarım Kuran’ın her dönemin değerlerine uyduğunu, her dönemin alışkanlıklarıyla uyumlu olduğunu düşünmekteler. Hâlbuki Kuran’da bizlere emredilen kendi oluşturduğumuz değerlerden hareketle Kuran’ı eleştirmek değil Kuran ışığında yaşam biçimimizi ve değerlerimizi gözden geçirmek ve Kuran’a göre bunları yeniden inşa etmektir.

İlgili Yayınlar: