besmele

1922249_723900034296892_417896934_n

Kıble’ye yönelmenin (istikbâlin) hükmü

Namaz sırasında Beyt-i Haram’a yönelmek vacib (farz)dir. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Biz yüzünü göğe doğru evirip çevirmeni elbette görüyoruz. Onun için andolsun seni hoşnut olacağın kıbleye döndüreceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram’a (Ka’be’ye) doğru çevir! Siz de nerede bulunursanız, yüzlerinizi o yöne çeviriniz.” (el-Bakara, 2/144)

Buna göre kıbleye yönelmek namazın sıhhati için bir şarttır. Çünkü Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem namazını doğru dürüst kılamayan kişiye şöyle demişti: “…Namaz kılmak için kalkacak olursan, iyice abdest al! Sonra kıbleye yönel ve tekbir getir…”[140]

el-Berâ b. Âzib Radıyallahu anh dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte Beytu’l-Makdis’e doğru yaklaşık onaltı ay ya da onyedi ay namaz kıldık. Sonra Ka’be’ye doğru döndürüldük.”[141] Bazı rivayetlerde belirtildiğine göre Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem Mekke’de hicretten önce iki rükün arasında Ka’be önünde ve yüzü Beytu’l-Makdis’e doğru namaz kılardı.

Ka’be’yi görme imkânını bulan bir kimse için bizzat Ka’be’ye yönelmek icab eder. Eğer onun ile Kabe arasında herhangi bir engel bulunursa, Ka’be’nin bulunduğu tarafa yönelir ve imkân olduğu kadarıyla bunu tetkik eder. Çünkü yüce Allah: “Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez.” (el-Bakara, 2/286) diye buyurduğu gibi; bir başka yerde de: “O halde gücünüzün yettiği kadar Allah’tan korkun.” (et-Teğâbun, 64/16) diye buyurmaktadır.

Ebu Hureyre Radıyallahu anh’dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem bize bir hutbe irad etti ve şöyle dedi: “Ben size herhangi bir hususu emredecek olursam, ondan gücünüz yettiği kadarını yapınız.”[142]

İlim ehli de şöyle demiştir: Az miktardaki bir sapmanın zararı olmaz. Çünkü Ebu Hureyre Radıyallahu anh’dan rivayete göre Peygamber Sallallahu aleyhi
vesellem şöyle buyurmuştur: “Doğu ile batı arası kıbledir.”[143] Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem bunu Medinelilere söylemişti. Çünkü onların kıblesi güneydedir.

İlgili Yayınlar: