İslam`da Din Sınıfı

Kur`an`ın mucizelerinden biri de, din sınıfının kötülüklerine ve bu sınıfın mensuplarının türlü entrikalarla halkın malına göz diktiklerine işaret etmesidir:
“Ey iman sahipleri! Şu bir gerçek ki, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu halkın mallarını uydurma yollarla tıkabasa yerler de insanları Allah`ın yolundan usandırarak vazgeçirirler/insanları Allah yoluna karşı konuma getirirler/insanları, su yolunu kesmiş zehirli yılanlar gibi ürkütürler. Altını ve gümüşü depolayıp da onları Allah yolunda harcamayanlara korkunç bir azap muştula!” (Tevbe, 34)
Kur`an`ın bu öngörüsü, Orta Çağ Avrupa`sında gerçekleştiği gibi, günümüzde de vuku bulmaktadır. Katolik Kilisesi nasıl “endülüjans” adı verilen sözde “cennet bileti”ni halka maddi menfaat karşılığında sattıysa, bugünün islam coğrafyasındaki dinci tayfa da halkın dini duygularını sömürmek suretiyle benzer oyunları oynamaktadır.
Allah böyle bir tehlikenin varlığını çok iyi bildiği için, son dinin ilkelerini de ona göre belirlemiştir: İslam`da din sınıfı yoktur, ibadet etmek için herhangi bir ruhani lidere gerek yoktur, resmi mabet yoktur. Oysa, ataları ta Emeviler`e dayanan dinci örgütlenme kendini adeta “dinde söz sahibi” ilan etmekte, ve halkın dinine-imanına musallat olmaktadır. Halkın bir kısmı, dinci zümreye aldanmakla kalmayıp, onları kendisine rab edinmektedir:
Allah`ın yanında, hahamlarını ve ruhbanlarını da rabler edindiler. Meryem`in oğlu Mesih`i de öyle. Oysa kendilerine, tek olan Allah`tan başkasına ibadet etmemeleri emredilmişti. İlah yok o tek Allah`tan başka! Onların ortak koştuklarından arınmıştır O!” (Tevbe, 31)
Bugün bazı tarikat liderlerini “Allah`a yaklaşmak için araç” olarak görenler bu hükmün dahilindedir. Bir insanın Allah`a yaklaşması için hiç kimsenin aracılığına ihtiyacı yoktur. Aksini iddia etmek şirke bulaşmaktır.
Son Söz: Dinci guruplar hakkında yanılıyorsam, tek tel saçı görünen kadınların cehenneme gideceğini söyleyenler, Deniz Feneri, Hüseyin Üzmez vb. olaylarda neden gerekli tepkiyi vermiyorlar?

İlgili Yayınlar: