İslam nedir?

Sözlükte ‘’el-islam ve el-istislam’’ itaat etmek bağlanmak demektir. Şer’i bir terim olarak, açıktan açığa boyun eğmek ve şeriatı açıkça yerine getirmek, peygamberin (s.a.v) getirdiklerine bağlanmak demektir. Böylelikle kanını himaye altına almak suretiyle (öldürülmekten) kurtulmak mümkün olur ve hoşlanılmayan şeyler de önlenmiş olur.
Hadis-i şerif

Ebü zerr (r.a) anlatıyor: ‘’ Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki: ‘’Bana Cebrail (a.s.) gelerek: ‘ümmetinden kim Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmadan ölürse cennet’e girer’ müjdesini verdi’’ dedi. Ben (hayretle) ‘’zina ve hırsızlık yapsa da mı? Diye sordum.’’Hırsızlık da etse, zina da yapsa!’’cevabını verdi. Ben tekrar: ‘’Yani hırsızlık ve zina yapsa da ha!’’dedim. ‘’Evet, dedi, hırsızlık da etse, zina da yapsa!’’ Hz. Peygamber (s.a.v.) dördüncü keresinde ilave etti: ‘’ebü zerr hoşlanmasa da cennete gidecektir.’’ (buhari, tevhid 33, Müslim, iman 153, hadis no:94 )

Üzerinde durduğumuz bu hadis-i şerifte ise alemlerin Rabbi’nin Rasulü (s.a.v) İslam’ı söz ve amel türünden,azaların görünen amelleri ile tanıtmıştır. İki şehadet kelimesini dili ile söylemek dilin ameli, namaz ve oruç bedenin ameli, zekat mali, hacda bedeni, ve mali bir ameldir. Yine bu hadis-i şerifte, zahiren görülen bütün farzların islamın kapsamına girdiği görülmektedir. Namaz ve diğer rükünlerin söz konusu ediliş sebebi ise, islam’ın üzerinde yükseldiği esaslar oluşlarından dolayıdır.

Bütün farzların İslam adının girdiğinin tanıklarından birisi de peygamberin (s.a.v)’in ‘’Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir.’’ (Müslim) Hadis-i şerifidir. Aynı şekilde haramları terk etmek de İslam adının kapsamına girmektedir.

İslam: Arap dilinde boyun eğmek, itaat etmek, teslimiyet ve ihlas demektir. Şer’i şerifte çeşitli manalarda kullanılmıştır.

Cumhura göre İslam: Şer’i hükümleri kabul etmek, Allah’a boyun eğmek ve teslim olmaktır. Peygamber’in (s.a.v) tebliğ buyurduğu şeyleri zahiren ve batınen kabul ile Allah’a itaat ve teslimiyette bulunmaktır.

Bazı alimlere göre İslam: ‘’Allah’ın emir ve nehiylerine imanla beraber kalben kabul etmektir’’ demişlerdir. ‘’şüphesiz Allah indinde (makbul) din islam’dır.’’(Al-i İmran suresi, 3/19) Ayet-i kerimesinde olduğu gibi İslam, Hz. Muhammed’in getirmiş olduğu din manasında da kullanılmıştır. Cibril hadisinde İslam kelimesi: İman etmek şartı ile kelime-i şehadet, namaz oruç zekat gibi dini şiarlarını, alametlerini açıkça yapmak anlamına da gelmiştir.

Bu durumda İslam’ın alametleri ve semereleri ‘’kalpte gizli olan imanı, kelime-i şehadetle ve farz ibadetleriyle izhar etmektir’’ denilmiş olunuyor. Akaide ait Kaside-i Nuriye’nin şarihi Davud bin Muhammed karsi, iman ve İslam kelimesinin izahını yaparken şöyle der: ‘’Halk arasında meşhur olan ‘’İslam’ın şartı beştir’’sözü galattır (yanlış kullanılan bir sözdür). Bu ifade dini vecibelere sıkı bir teşvik için kullanılmıştır. Hakikatte ise, şart olarak sayılan şeyler şart değildir, İslam’ın yüce alametleri ve büyük semereleridir. Çünkü eğer bunlar hakiki manada şart olsaydı bunları tam yapmayan kişinin Müslüman sayılmaması gerekirdi. Halbuki farz olduğunu kabul etmekle beraber mesela: Ramazan orucunu özürsüz tutmayan kimse büyük bir günaha girmiş olur ise de dinden çıkmış olmaz.

İslam ve iman mefhumlarının birbirinden ayrılmadığını beyan eden Cumhur’un delillerinden biriside şu Ayet-i kerime’dir: ‘’Bunun üzerine biz oradaki mü’minleri çikardık. Ama o yerde, bir evden başka Müslüman bulamadık.’’(Zariyat suresi,51/35-36) Şer’i şerife göre makbul olan İslam mefhumunun iman mefhumundan ayrılmadığını yukarda belirtildi. Makbul olmayan ve zahiri bir teslimiyetten ibaret kalan manadaki İslam, imandan ve tamamen ayrı bir durum arzeder ki daha çok böyle kullanılan İslam kelimesi lugat manasında istimal edilmiş olur. Nitekim Hucurat suresinin 14 ayetinde İslam kelimesi bu manada kullanılmıştır.’’Bedeviler dedile ki: ‘’iman ettik. Sen (onlara) söyle ki: siz iman etmediniz ve lakin: biz (zahiren) İslam olduk, deyiniz. Henuz iman kalbinize girmemiştir…’’ (hucurat suresi 49/14)

Cebrail (a.s.)’ın ‘’İslam nedir? Sorusu ile islam’ın mahiyeti değil, onun alametleri ve semerelerinin ne olduğunu soruyor. Rasulullah (s.a.v.) de verdiği cevapta islam’ın şiarları (alametleri) ve semerelerinin Allah ve Rasulüne olan inancı kelime-i şehadeti (açıkça) getirmek ve farz ibadeti dosdoğru eda etmek olduğunu beyan buyurmuş oluyor.

İlgili Yayınlar: