besmele

filistin2

İblis, şeytanın Kur’andaki özel adıdır. İblis, insanı kıskanması yüzünden Allah’a (c.c) karşı gelen ve O’nun huzurunda küstahlık yapıp kibirlenen ve bu yüzden de kovulan (racim olan )insanın en önemli düşmanıdır. Şeytan ise cinlerden ve insanlardan en şerli (en kötü) yaratıkları nitelemek için kullanılan bir kavramdır. Hz. Âdemin (a.s) cennetten çıkmasına sebep olan şeytanın İblisten başka […]

İblis, şeytanın Kur’andaki özel adıdır. İblis, insanı kıskanması yüzünden Allah’a (c.c) karşı gelen ve O’nun huzurunda küstahlık yapıp kibirlenen ve bu yüzden de kovulan (racim olan )insanın en önemli düşmanıdır.Şeytan ise cinlerden ve insanlardan en şerli (en kötü) yaratıkları nitelemek için kullanılan bir kavramdır. Hz. Âdemin (a.s) cennetten çıkmasına sebep olan şeytanın İblisten başka azazil, aduvullah gibi adları vardır. İblis kelime anlamı yönünden “hayırsız olan, zarara uğrayan, şaşkınlığa düşen” manalarına gelmektedir. Şeytana işlediği hatanın onu sonsuza kadar hüsrana (zarara) uğratması sebebiyle “İblis” denmiştir. İblis, şeytani bütün faaliyetlerin beyni ve babası konumundaki varlıktır.
ALLAH İÇİN SECDE ETMEYEN İBLİS
Allah (c.c) Hz. Âdemi (a.s) yarattı ve ona kendi ruhundan üfledi. İnsan halinde yaratılan Âdem’in (a.s) yaratılışı bitince, Allah (c.c) meleklerin önünde “Âdem’e (a.s)secde edin!” diye emretti. Hepsi secde ettiler ama iblis etmedi. Secde etmeyişinin sebebini de şöyle açıkladı: “Ben ateşten yaratıldım Âdem(a.s) ise topraktan yaratıldı. Ateş topraktan üstündür!” Allah (c.c) bu isyanından dolayı iblisi kovdu. İlahi rahmetten ve huzurdan kovulan iblis, insanları kandırmak, saptırmak ve hidayet yolundan şaşırtmak üzere Allah (c.c)’tan izin istedi, iblise bu izin verildi.
İblis kıyamete kadar gücü yettiği ölçüde insanları kandırıp kendi emrine çekmeye, onlara günah işletmeye devam edecektir.(Araf 11–21-Hicr 28–43 v.d.
Allah (c.c) Hz. Âdem(a.s) kendi ruhundan üflemişti, dolayısıyla Hz. Âdem(a.s) bir taraftan ilahi bir üstünlüğe ulaşmış, bir taraftan da ölümsüzlük sırrına kavuşmuştu. İblis bunu görünce kıskandı ve secde etmedi veya İblis Allah (c.c) Hz Âdem (a.s) verdiği bu ilahi emaneti yani insan olarak yeryüzündeki “halifelik” emanetini anlamadı, kibri veya bilgisizliği yüzünden Âdem(a.s)’e secde etmedi. İblis Allah(c.c)’ın iradesini sevgi planında da görememişti. O Allah(c.c)’ı hakkıyla sevebilseydi, Allah(c.c)’ın severek yarattığı Âdem (a.s)secde ederdi.
İblis Âdem(a.s)’in varlığının dış görünüşüne bakıp kendini üstün görmüştür ve yaratılışın iç yüzünü, sırrını, hikmetini anlamamıştır. Hâlbuki Allah(c.c)’ın bütün işlerinin hikmetleri vardır, her birinin kendine ait sırları vardır. Âdem (a.s)’i, sırf toprak zanneden İblis mantığı kendi maddesini ondan üstün sanmıştır. Bugün kendini mal güzelliği, makam, ırk, soy, sınıf veya ülke olarak üstün görenlerin mantığı İblis mantığıdır. İblisin en önemli özelliği kıyas etmesidir. Yani kendi aklınca, “ateş topraktan üstündür, dolayısıyla ben Âdem (a.s) üstünüm” düşüncesine kapılmasıdır. Hâlbuki o durumda Allah(c.c) kesin emri vardır. İbadet eden bir kula düşen mutlak yaratıcı karşısında emri dinlemektir. Aklına çok güvenip Âdem (a.s)’i kıskanan İblis isyan etti ve sonsuza kadar lanetlendi. İblis bu kıyası hangi ölçüye göre yaptı?
Kendi aklına, kendi küçük mantığına mı yoksa Allah(c.c) ona verdiği ölçüye göre mi? Allah (C.C) ona öyle bir ölçü ve kıyas etme görevi vermemiştir. O boyundan büyük bir işe kalkıştı; Âdem (a.s)’i küçük görüp secde etmek istemezken, aslında Allah(C.C)’a karşı böbürlendi ve onun apaçık emrine karşı geldi. (B) İBLİS VE FAALİYET ALANI
Hayatımızda ibadet ve inançla ilgili, haram ve helal hükümleriyle ilgili kesin söz Allah’a (c.c) aittir. Bu gibi konularda kendine göre dinler ve inanışlar uyduranlar İblisin arkadaşıdır. Allah’tan (c.c) izin alan İblis işe ilk defa Âdem (a.s) ve onun eşini kandırmakla başladı. Âdem (a.s) “yasak ağacın meyvesinden yerseniz cennette ölümsüz olursunuz” fitnesiyle ve Allah (c.c)adına yemin ederek kandırdı. Yasak meyveyi yiyen ilk insanlar cennetten çıkarıldılar ve dünyaya gönderildilerp; Âdem (a.s) tövbe etti ve bağışlandı (Bakara–37 )Âdem (a.s)’in günahı nefsine aldanması idi. bir anlık kanma sebebiyle işlenen günahları Allah (c.c)bağışladı. Şeytan da hatasını anlayıp af dileseydi, onun günahını da Allah (c.c) bağışlardı. Ama şeytanın günahı, nefsine aldanmasının ötesinde Allah (c.c)’ın emrini beğenmemek, kendini onun karşısında konumlandırıp, Allah (c.c)’ın emrini bilerek dinlememek idi. İşte bu hata bağışlanmadı. Şeytan, itaat etmeye de isyan etmeye de yani hayır işlemeye de, şer işlemeye de meyilli yaratılan Âdemoğlunu, kendi tarafına çekmeye, onu günah işlemeye çağırır. Ancak onun Allah (c.c)’a hakkıyla teslim olmuş kullar üzerinde bir hâkimiyeti, bir gücü yoktur.(İsra–62–65-Hicr–42)
İnsan imtihan için yaratılmıştır. Ya hayır işleyerek razı olunan kulların arasına katılarak, ya da şer işleyip cezayı hak edecek. Nefsi onu kötülüğe de, iyiliğe de götürebilir. Şeytanın ve nefsin faaliyetleri imtihan olmanın bir gereğidir. Sıkıntı, meşakkat olmadan imtihan olmaz. İşte bu noktada Allah (c.c)’ın hikmeti ortaya çıkmaktadır. Allah (c.c), dileseydi ne şeytan olurdu, ne de kullar günah işleyebilirdi. Ancak dünya hayatı imtihan içindir, insan bir takım denemelerden geçecek ve makamını kendisi kazanacaktır
“O insanlara sağlarından, sollarından, önlerinden, arkalarından sokulur, onların Allah’a (c.c) şükredici olmamaları için çalışır (Araf–17)Bu amacına ulaşmak üzere atlılarını ve yayalarını seferber eder, insanlara karşı yaygara koparır, onlara mal ve çocuklarında ortak olmaya çalışır” (İsra–64 –Münafikun -66–68 Müslim hadis no:2813.4.2167) “Şeytan Müslümanları hayır yapmaktan alıkoymaya çalışır. Zekât ve sadaka verenleri fakir olacaksınız diye korkutur.”(Bakara – 268)Şeytan insanlara her türlü ahlaksızlığı emreder (Bakara- 288) onlara içkiyi, kumarı, zinayı süslü gösteri böylece insanları Allah (c.c) anmaktan uzaklaştırır. Şeytan Allah’ın(c.c) gücünü ve kaderini unutturur. Evrendeki olayları insan hayatında tesadüflere bağlar ve insanları bunlara inanmaya çağırır. Böylece Allah’ı (c.c) unutturur.
Şeytan kendi yolundan gelenlere; başkaları üzerine haksızlık yapmaya, onların elindekine göz dikmeye davet eder. İnsanlar arasında anlaşmazlıkların, kavgaların çıkmasına sebep olur. Şeytanın işi fesat ve fitnedir. O, insanlar içinden kendine yandaşlar (veliler )bulur ve birçok işini onlara yaptırır. Şeytan insanlara Allah (c.c) ve onun kitabını hatırlamayı unutturur. Böylece onları daha iyi kontrol altına alır ve hata yaptırır. Aslında şeytanın hilesi zayıftır (İsra–65). Fakat insan, şeytanın fısıltılarına, kandırmacalarına, vesveselerine; hoşuna gittiği için kanmaktadır. Yeryüzünde şeytana tabi olup da Allah’ın (c.c) dininden yüz çevirenlere Allah (c.c), hizbüş şeytan-şeytan taraftarı- demektedir. Allah (c.c) sevgi ve merhametinden uzak kalan İblis (şeytan )kıyamete kadar düşmanı olduğu Âdem (a.s) yani insanı kandırmaya devam edecektir
İnsana düşen düşmanına karşı uyanık olmaktır. (Bak. H.K.Ece, Hz. Âdem, s.111–144)
“Onları elbette saptıracağım, onları mutlaka aldatacağım kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, elbette onlara emredeceğim ve Allah (c.c) yarattığını değiştirecekler (demişti, kim Allah (c.c) bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz ki apaçık bir ziyana uğramıştır.”(Nisa–119)
Günümüzde de Şeytan halen bizimle uğraşmaktadır. Oysa bizler şeytanın aldatmalarına dur diyemiyoruz. Şeytan nefsimize hoş gelen işleri biz insanlara süslü gösteriyor ve bizler de ne yazık ki bir anlık da olsa nefsimize uyuyoruz. Eğer biz de nefsimize uyarsak yani şeytanın dediğini yaparsak ziyana uğramışlardan oluruz, o halde bizler de nefsimizin istediklerine dur diyebilelim. Peygamberimiz ne güzelde ifade etmiştir. “Cehennem nefsin istedikleri, Cennet de nefsin istemedikleri ile örtülüdür.”
Allah (c.c) “İşte sen bilinen güne kadar mühlet verilenlerdensin” buyurdu.(Sad–80–81) Şeytan ahiret gününe kadar mühlet istemiş ve Rabbimiz de ona o izni vermiştir. Onun için İblis ahirete kadar elinden gelinceye kadar, insanları doğru yoldan saptıracaktır. Allah (c.c) isteseydi ne şeytan olurdu ne de kötü yol diye bir yol olurdu. Ama bu dünya bir imtihan dünyasıdır. Tabiî ki bizler de eski çağlardaki insanlar gibi birçok imtihanlardan geçeceğiz ve Allah (c.c), bizlere inşallah yardımcı olacaktır
Örnek: Çok güvendiğimiz biri bize kalkıp ta “falanca seni ateşe atacak, sana kötü şeyler yaptıracak” dese bizler de o kişiye karşı tedbirimizi alırız. Oysa bizim sahibimiz olan Allah zaten biz insanları uyarıyor “şeytan sizin apaçık düşmanınızdır” buyuruyor. Bizler ise bunu kulak ardı ederek hiçbir tedbirimizi almıyor ve ara sırada da olsa ona uyuyoruz. Ve ona karşı hiçbir faaliyette bulunmuyoruz. Allah (c.c) şöyle buyurdu. “Senin halis kullarımın üzerinde bir hâkimiyetin yoktur. Ancak sana uyan azgınlar dışında.”(Hicr–42)
Eğer bizler de Rabbimizin halis kullarındansak şeytan bizlere hiçbir faaliyette bulunamaz, onun için elimizden geldikçe Rabbimizin halis kullarından olmaya çalışmalıyız. Ve ayette buyurduğu gibi şeytanın halis kulları üzerinde hiçbir hâkimiyeti yoktur ve olmayacaktır

Dini Sohbet,Dini Chat,islami sohbet

Bir önceki yazımız olan İBLİS KİMDİR başlıklı makalemizde iblis eytleri, iblis hadisleri ve iblis kimdir hakkında bilgiler verilmektedir.

İlgili Yayınlar: