Ademoğlunun her ameli katlanır. Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar. Allah Teâla Hazretleri şöyle buyurmuştur: “Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu dilediğim gibi mükâfaatlandıracağım. ”

Allahümme leke sumtü ve ala rızkıke eftartü. (Ey Allahım senin rızan için oruç tuttum ve senin rızkınla orucumu açıyorum.)

Biriniz yemeğe davet: edilince, oruçlu ise: “Ben oruçluyum” desin.

Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab’ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir.

Bu mübarek aya girmiş bulunuyorsunuz. Bu ayda bir gece vardır ki bin aydan hayırlıdır. Bu gecenin hayır ve bereketinden mahrum kalan bir kimse, bütün hayırlardan mahrum kalmış gibidir. Onun hayrı ise sadece (uhrevi saadetten) mahrum kimseye haramdır.

Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. Oraya kim girerse ebediyyen susamaz.

Cumartesi günleri, farz oruçlar dışında oruç tutmayın. Sizden biri, o gün, üzüm çöpünden veya bir ağaç kabuğundan başka bir şey bulamasa bile, onları emip oruç tutmasın.

Gündüz orucuna sahur yemeği ile yardımcı olun, öğle uykusu ile de gece namazına yardımcı olun!

Herşeyin bir zekatı vardır, cesedin zekatı oruçtur.

İnsanlar iftarda ta’cile yer verdikleri müddetçe hayır üzere devam ederler.

Kadın, kocası varken izin almadan nafile oruç tutmasın.

Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.

Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe nafile oruç tutmasın.

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.

Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin.

Kim, üzerinde Ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin.

Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.

Kim üzerinde oruç borcu olduğu halde ölürse, velisi ona bedel tutar.

Kim yalanı ve onunla ameli terketmezse onun yiyip içmesini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur.

Nice oruçlular vardır ki, tuttuğu oruçtan yanına sadece çektiği açlık kâr kalır. Nice gece namazı kılanlar vardır ki, onların da kârı gece uykusuz kalmaktan ibarettir.

Nübüvvet (peygamberlik) amellerinden biri de iftarın ta’cili (öne alınması), sahurun da te’hir edilmesidir.

Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku, Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.

Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa “ben oruçluyum!” desin ve ona bulaşmasın.

Oruç, sabrın yarısıdır.

Oruclu olan kimse, hurma ile iftâr etsin! Çünki hurma bereketlidir.

Oruçlunun hayırlı hasletlerinden biri misvak kullanmasıdır.

Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar.

Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.

Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.

Sadece şafaktan önce niyet edenlerin orucu muteberdir.

Sahur yemeği yemek, berekettir. Bir yudum su ile de olsa onu terketmeyiniz. Şüphesiz sahur yemeği yiyenleri Allah Teâlâ mağfiret eder, melekler de onlar için istiğfar ederler.

Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket var.

Seferde Ramazan orucu tutan hazerde oruç tutmayan gibidir.

Susuzluk gitti, damarlar ıslandı, inşaallah Teâlâ sevap kesinleşti.

Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.

Şükreden oruçsuz kimseye, sabreden oruçlunun sevabının misli verilir.

İlgili Yayınlar: