besmele

timthumb

Çoğu müslümanın sık düştüğü yanılgılardan bir tanesi de dünyalık işleriyle dini işleri arasına sınırlar çizmesidir. Yani iş yerinde çalıştığı zaman, haftasonu eğlendiği zaman, ya da arkadaşlarıyla yemeğe gittiği zaman dini inançlarını ve ibadet etme düşüncesini bir kenara bırakır. Allah’a ibadet etmeyi yalnız namaz kılarken, iftarda orucunu açarken veya kandil gecelerinde, Cuma namazlarında hatırlar. Onun dışındaki zamanlarda, dine inanmayan ya da farklı bir dine mensup olan insanlardan farksız bir şekilde yaşar ve düşünür.

“Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.”
Münâfikûn -9
Oysa ki, iyi bir müslüman sabah kalktığı andan yatacağı zamana kadar hemen her faaliyetinde her düşüncesinde Allah’la ve dinle ilintili bir şekilde hareket eder. Çalışmaya giderken Allah’ın rızasını kazanacağı işleri gaye edinir. Sabah kalkıp esnerken iyi bir uyku çektiği için Allah’a şükreder ve ondan gününün hayırlı olmasını diler, işyerinde çalışırken helalinden kazanç elde etmek için gayret eder, yanında çalışanlara Allah rızası için adaletli davranır. Tatile çıktığında Allah’ın ona verdiği imkanlar için şükreder, doğal bir güzellik gördüğünde “Yarabbi sen ne güzel şeyler yaratıyorsun; ne kadar da kudretli ve yücesin” der.

“…. Orada sabah akşam O’nu (öyle kimseler) tesbih eder ki; Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.”
Nur -36,37

“Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!”
Âl-i İmrân -191

Yüce Allah bizim bedenimizi, aklımızı, evrenimizi kısacası var olan herşeyi yaratandır. Hal böyle olunca onun, ve onun kurallarının yani dininin hayatımızın her köşesinde ve düşüncelerimizin merkezinde olması da gayet doğaldır; normal olanı budur. Diğer hal ise, yani Allah’ı anmayı dini hatırlamayı belli zamanlara sıkıştırmak ise, gaflet durumudur. Gaflet halindeki insanın ibadetleri ise mekanikleşir. Namaz kılarken kurulmuş bir robot gibi hemen bir vazifesini yerine getirip işlerine geri dönmek düşüncesiyle hareket eder. Hatta namaz esnasında bir sonraki gireceği toplantısını veya yapması gereken diğer işleri düşünür. İbadet ruhunu ve samimiyetini kaybetmekse çok tehlikeli bir haldir.

İlgili Yayınlar: