islami site

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ

(Tahrim, 66/6)

ÇOCUKLARIN EĞİTİM VE ÖĞRETİMİNDE ANNE BABANIN SORUMLULUKLARI*
İslâm, kişinin çocuk sahi¬bi olmasını, büyük sorumluluk gerektiren bir durum olarak değerlendirmiştir. Çocuğun dünya ve âhiret mutluluğunun gözetilmesi, onu dün¬yaya getiren insanların önemle üzerin¬de durmaları gereken bir konudur. İslâ¬miyet bu hususta birinci derecede ba-bayı sorumlu tutar. “Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ate¬şinden koruyun” mea¬lindeki ayet, çocukların ve diğer aile fertlerinin göze¬timinden ve terbiyesinden aile büyüklerinin sorumlu olduğunu açıkça ifade etmektedir. Hz. Peygamber(sav) de: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttükle¬rinizden sorumlusunuz” mealindeki ha¬disinde de aynı şekilde aile büyüklerinin so¬rumluluğuna dikkat çeker.
İslâm eğitimcileri eğitimin doğumla birlikte, hatta daha önceden başlaması gerektiği hususunda görüş birliği için¬dedir. Bu nedenle çocuğu sağlık¬lı, ahlâklı ve dindar yetiştirmek, ancak çok erken yaşlardan başlayarak onun eğitimini ciddiye almakla mümkün olur. Küçük yaşlarda ço¬cuktaki yanlış davranışların önüne geçilmediği takdirde ileri yaşlarda bunların telâfisi imkânsız hale gelir. Bu nedenle çocuğun yetiştirilmesinde dikkat edilecek ilk husus onun gıdası ve helal olarak beslenmesidir. Gi-yim konusunda da çocuk sadeliğe alıştırılmalı, kız ve erkek çocukların cinsi¬yet farklılığını yansıtacak şekilde de¬ğişik tarzda giyinmelerine dikkat edil-melidir.

Çocuğumuzun sahip olduğu im¬kânlar sebebiyle başkalarına üstünlük taslamasını önlemeliyiz. Alçak gönüllü, ar¬kadaşlarıyla hoş geçinen ve imkânlarını onlarla paylaşmasını bilen uyumlu bir in¬san olarak yetişmesini sağlamalıyız. İnançlı ve bilgili olmanın her türlü maddî değerlerden üstün olduğunu öğütlemeliyiz. Dürüstlük, çalışkanlık, yar¬dım severlik gibi faziletlere özendirmeliyiz. Kıs¬kanç, bencil, para ve mal düşkünü olma¬sına fırsat vermemeliyiz.
Ayrıca çocuklar ana babaya, öğretmene ve büyüklere hürmet etmeye, küçüklere karşı sevgi ve şefkatle davranmaya alıştırılmalı, kaba ve uygun olmayan davranışları düzeltilmelidir. Kur’ân-ı Kerim’de de belirtildiği üzere çocuklara adabı muaşeret kaideleri öğretilmelidir.

Çocuğun iyi davranışları takdir edile¬rek ödüllendirilmeli, hatalı davranışları konusunda yapıcı ve yönlendirici bir şe¬kilde uyarılmalı, insanlık gururunu inci¬tecek eleştirilerden sakınılmalıdır. Çocuğun yanlış tutumu engel¬lenirken mutlaka doğrusu da gösteril¬melidir. Hataların düzeltilmesinde kötü söz, azarlama, bağırıp çağırma, aleyhte kıyaslamalar yapma ve kıskandırma gi¬bi yaklaşımlar faydadan çok zarar geti¬rir.
Çocuklarda küçük yaşlardan itibaren imanla birlikte ibadet şuurunun da ge¬liştirilmesi gerekir. Nitekim onlara na¬mazın öğretilmesi ve aile reisinin de bun¬da devamlı olması Kur’ân-ı Kerîm’de “Çoluk çocuğuna namazı emret ve sende namaza sabırla devam et.” buyrulmaktadır. Hz. Peygamber (sav) de yedi yaşına geldiğinde çocukların namaz kılmaya alıştırılmalarını tavsiye etmiştir.

Çocukların sevgiye, iyi ör¬neklere, açıklayıcı doğru bilgilere ihtiya¬cı vardır. Çocuğun dinî, ahlâkî ve meslekî eğitimi ailenin en zor ve bir o kadar da önemli görevidir. Hz. Peygamber’in: “Ben ancak bir öğretmen olarak gönderildim” anlamındaki hadisi ise eğitimin bir peygamber mesleği olduğunu gösterir. Yine Efendimiz (sav) çocuğa verilen terbiyenin önemiyle ilgili olarak “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir miras bırakamaz” buyurmuştur.
Hutbemi Bakara sûresi 128. ayeti celilenin mealiyle bitiriyorum: “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın”

İlgili Yayınlar: