Kuran’a bakarsak, dinsizlerin inananları sürekli alaya aldıklarını görürüz. Dinsizlerin bu alay etme, aşağılama gibi davranışları, binlerce yıl önce olduğu gibi şimdi de kesintisiz olarak devam etmektedir. Hatta artık son dönemde“Ateistler hadi bunu da açıklayın” gibi bir cümle de dillerine pelesenk oldu. Bu cümlenin moda olmasında maalesef birçoğumuzun parmağı var.
İnternetin, her kesimden insanın evine girmeye başladığını, yine internetteki amellerden anlayabiliyoruz. Müslümanlığı kavrayamamış bazı arkadaşların, “Dünyaya Müslümanların sayısını gösterelim”, “Arkadaşlar hacerül esved taşının fotoğrafını beğenip paylaşalım lütfen”, “İşte Peygamberimizin ayak izi, paylaşmayanın elleri kırılsın”vb. aktivitelerle zaman öldürdüğünü görüyoruz. Karpuzdaki, domatesteki Allah yazısını ya da Allah diye bağıran kargayı, aslanı görüp de dinsizlere Allah’ın varlığını kanıtlamaya çalışan, orada burada, ateist sayfalarda boy gösteren arkadaşlar, “Ateistler hadi bunu da açıklayın” diyerek kendilerini komik duruma düşürmektedirler. Müslümanların bu halini gören dinsizler de bu cümleyi aralarında espri haline getirdiler ve artık deyim gibi bir şey oldu.
İnsanımız, bilgisinin olmadığı konularda, ne konunun üzerine gidip öğrenmeyi, ne de susmayı beceremediğinden, bu gibi benzeri sayfalarda İslam’ı dinsizlere karşı savunmaya çabalamakta; fakat bu çabalar, dinimizi savunmaktan çok, dinsizlerin eline koz vermekten yukarı çıkamamaktadır. Kendilerini, pek çok yönden yetiştirmiş din düşmanlarının pek çoğu, bu bilgisiz Müslümanlara kafa tutmakta belki de haklılar. Pek çok ateist, “Biz de inanıp sizin gibi cahil mi olalım?” diye sormakta ve Müslümanların mantıksızlığını yine Müslümanlara anlatmaktadırlar. Bunun üzerine gaza gelen inançlı kardeşlerimizden, “Cehenneme gidince görürsünüz gününüzü kafirler” benzeri yanıtlar almaktadırlar.
İslam’ı, insanlara agresif, temelsiz sözler söyleyerek, hakaret ederek savunmaya çalışmanın yanlışlığı ortada olmasına rağmen birçok inançlı kardeşimiz bunu yapmakta ısrarcıdır. Aslında bu yaptıklarının İslam lehine değil, aleyhine bir durum doğurduğunu, başka bir deyişle destek değil köstek olduklarını anlayamamaktadırlar. Emin olsunlar, hiçbir yorum yapmadan, susup pusup evlerinde otursalar daha hayırlı bir iş yapmış olacaklar.

Oysa Kuran’da tarif edilen müminler böyle değildir. Kuran’da tarif edilen müminler temelsiz konuşmazlar, her söylediklerinin arkasında mutlaka kanıtları vardır. Sinirlerine hakim olurlar. Bir şey yapmadan ya da konuşmadan önce etraflıca düşünürler. Bilmedikleri konularda konuşmazlar, bilgi edinmeye çalışırlar. Din düşmanlarının İslam’ı aşağılamak adına verdikleri savaştan ders çıkartır ve kendilerine, “Şu dinsizler kadar olamıyor muyum?” diye sorarlar. Onların inançsızlıklarını, kibirlerini, insanları alaya almalarını değil ama azimlerini örnek alırlar. Allah’ın kitabında defalarca tekrarladığı düşünme emrini yerine getirirler. Evrenin, canlıların yaratılışı hakkında düşünürler, sorgularlar. Sürekli kendilerini geliştirirler. Hayatlarında Allah’ı ilk sıraya koyarlar. Ne yaparım da Allah yolunda daha fazla çalışırım diye düşünürler. Din hakkında konuşurken, yalnızca Kuran’a bağlı kalırlar ve gerçek mümine yaraşır dikkatli bir tavır takınırlar.
Bazı dinsizler, ortada herhangi bir sebep yokken ya da altta kalsalar dahi inançlılarla alay edebilirler. Durum bundan ibaret ise, onların dinimize karşı kullandıkları zavallı kozlarının yanına bir yenisini daha eklememiz, savunmaya çalıştığımız dinin zararına olacaktır.
Kuran’dan, geçmişte pek çok Peygamberle de alay edildiğini öğreniyoruz. Kuran bu konu hakkında bizi uyarıyor ve bize dişlerimiz arasından tükürük saçmak yerine sabretmemizi ve onlara top tüfekle değil, Kuran’la zorlu bir cihat açmamızı öneriyor. Allah’ın önerisini dinleyelim de, bilerek veya bilmeyerek mükemmel dinimizi dejenere bir dinmiş gibi gösterip çok ağır veballer almayalım inşallah.

İlgili Yayınlar: