besmele

12-sav

2. Sure (Bakara Suresi), 53. Ayet
Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) ve Furkan’ı vermiştik.4. Sure (Nisâ Suresi), 164. Ayet
Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah Mûsa ile de doğrudan konuştu.5. Sure (Mâide Suresi), 6. Ayet

Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat o sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.7. Sure (A’râf Suresi), 143. Ayet
Mûsa, belirlediğimiz yere (Tûr’a) gelip Rabbi de ona konuşunca, “Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım” dedi. Allah da, “Beni (dünyada) katiyen göremezsin. Fakat (şu) dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni görebilirsin.” dedi. Rabbi dağa tecelli edince onu darmadağın ediverdi. Mûsâ da baygın düştü. Ayılınca, “Seni eksikliklerden uzak tutarım Allah’ım! Sana tövbe ettim. Ben inananların ilkiyim” dedi.7. Sure (A’râf Suresi), 144. Ayet
(Allah) “Ey Mûsâ! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol” dedi.20. Sure (Tâhâ Suresi), 9. Ayet
Mûsâ’nın haberi sana ulaştı mı?20. Sure (Tâhâ Suresi), 10. Ayet
Hani bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum” demişti.20. Sure (Tâhâ Suresi), 11. Ayet
Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ!”20. Sure (Tâhâ Suresi), 12. Ayet
“Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 13. Ayet
“Ben seni (peygamber olarak) seçtim. Şimdi vahyolunacak şeyleri dinle.”

20. Sure (Tâhâ Suresi), 15. Ayet
“Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 16. Ayet
“Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helak olursun!”20. Sure (Tâhâ Suresi), 17. Ayet
“Şu sağ elindeki nedir ey Mûsâ?”20. Sure (Tâhâ Suresi), 18. Ayet
Mûsâ dedi ki: “O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 19. Ayet
Allah, “Onu yere at ey Mûsâ!” dedi.20. Sure (Tâhâ Suresi), 20. Ayet
Mûsâ da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!20. Sure (Tâhâ Suresi), 21. Ayet
Allah şöyle dedi: “Tut onu. Korkma! Biz onu yine eski durumuna döndüreceğiz.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 22. Ayet
“Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir halde çıksın.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 24. Ayet
“Firavun’a git, çünkü o azmıştır.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 25. Ayet
Mûsâ dedi ki: “Rabbim! Gönlüme ferahlık ver.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 26. Ayet
“İşimi bana kolaylaştır.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 27. Ayet
“Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 29. Ayet
“Bana ailemden birini yardımcı yap,”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 30. Ayet
“Kardeşim Hârûn’u.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 31. Ayet
“Onunla gücümü artır.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 32. Ayet
“Onu işime ortak et.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 33. Ayet
“Seni çok tespih edelim diye”,
20. Sure (Tâhâ Suresi), 34. Ayet
“Seni çok zikredelim diye.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 35. Ayet
“Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 36. Ayet
Allah şöyle dedi: “İstediğin sana verildi ey Mûsâ!”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 37. Ayet
“Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 38. Ayet
“Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 39. Ayet
“Onu (bebek Mûsâ’yı) sandığın içine koy ve denize (Nil’e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 40. Ayet
“Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 41. Ayet
“Ben seni kendim için seçtim.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 42. Ayet
“Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 43. Ayet
“Firavun’a gidin. Çünkü o azmıştır.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 44. Ayet
“Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 45. Ayet
Mûsâ ve Hârûn şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 46. Ayet
Allah şöyle dedi: “Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm.”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 47. Ayet
“Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
20. Sure (Tâhâ Suresi), 48. Ayet
“Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu.”
27. Sure (Neml Suresi), 7. Ayet
Hani Mûsâ ailesine, “Ben bir ateş gördüm, ondan size bir haber, yahut ısınasınız diye bir kor ateş getireceğim” demişti.
27. Sure (Neml Suresi), 8. Ayet
(Mûsâ) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: “Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Âlemlerin Rabbi olan Allah eksikliklerden uzaktır.”
27. Sure (Neml Suresi), 9. Ayet
“Ey Mûsâ! Gerçek şu ki, ben mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ım.”
27. Sure (Neml Suresi), 10. Ayet
“Değneğini at.” (Mûsâ değneğini attı) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce, dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah şöyle dedi): “Ey Mûsâ korkma! Benim katımda peygamberler korkmazlar.”
27. Sure (Neml Suresi), 11. Ayet
“Ancak kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet edenim.”
27. Sure (Neml Suresi), 12. Ayet
“Elini koynuna sok; Firavun’a ve onun kavmine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak, kusursuz bembeyaz olarak çıksın. Çünkü onlar fasık bir kavimdir.”
28. Sure (Kasas Suresi), 29. Ayet
Mûsâ süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm” dedi.
28. Sure (Kasas Suresi), 30. Ayet
Mûsâ, ateşin yanına gelince o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ! Şüphesiz ben, evet, ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ım.”
28. Sure (Kasas Suresi), 31. Ayet
“Değneğini (yere) at.” (Mûsâ değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle seslenildi:) “Ey Mûsâ! Beri gel, korkma. Çünkü sen güvenlikte olanlardansın.”
28. Sure (Kasas Suresi), 32. Ayet
“Elini koynuna sok. (Alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın. Korkudan açılan kolunu kendine çek (toparlan). İşte bunlar, Firavun ve ileri gelen adamlarına (göstermen için) Rabbin tarafından (sana verilen) iki delildir. Çünkü onlar fasık bir kavimdirler.”
28. Sure (Kasas Suresi), 33. Ayet
Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Şüphesiz ben onlardan birisini öldürdüm. Onların da beni öldürmelerinden korkuyorum.”
28. Sure (Kasas Suresi), 34. Ayet
“Kardeşim Hârûn’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”
28. Sure (Kasas Suresi), 35. Ayet
Allah, “Kardeşinle seni destekleyeceğiz ve size bir iktidar vereceğiz de âyetlerimiz sayesinde size (kötü bir amaçla) ulaşamayacaklar. Siz ve size uyanlar galip gelecek olanlardır” dedi.
48. Sure (Fetih Suresi), 1. Ayet
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.
48. Sure (Fetih Suresi), 2. Ayet
Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.

20. Sure (Tâhâ Suresi), 26. Ayet
“İşimi bana kolaylaştır.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 27. Ayet
“Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 29. Ayet
“Bana ailemden birini yardımcı yap,”20. Sure (Tâhâ Suresi), 30. Ayet
“Kardeşim Hârûn’u.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 31. Ayet
“Onunla gücümü artır.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 32. Ayet
“Onu işime ortak et.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 33. Ayet
“Seni çok tespih edelim diye”,20. Sure (Tâhâ Suresi), 34. Ayet
“Seni çok zikredelim diye.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 35. Ayet
“Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 36. Ayet
Allah şöyle dedi: “İstediğin sana verildi ey Mûsâ!”

20. Sure (Tâhâ Suresi), 37. Ayet
“Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 38. Ayet
“Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:”20. Sure (Tâhâ Suresi), 39. Ayet
“Onu (bebek Mûsâ’yı) sandığın içine koy ve denize (Nil’e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 40. Ayet
“Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”20. Sure (Tâhâ Suresi), 41. Ayet
“Ben seni kendim için seçtim.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 42. Ayet
“Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 43. Ayet
“Firavun’a gidin. Çünkü o azmıştır.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 44. Ayet
“Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 45. Ayet
Mûsâ ve Hârûn şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz.”20. Sure (Tâhâ Suresi), 46. Ayet
Allah şöyle dedi: “Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm.”

İlgili Yayınlar: