güzel-ahlak3

 

İslâm ahlâkçılarınca ahlâkın kavram olarak yapılan tanımlar içerisinde en beğenileni İmam Gazalî’nin tanımıdır. İmam Gazalî ye göre: “Ahlâk, insan nefsinde yerleşen öyle bir yetenektir ki, fiiller, hiçbir zorlama olmaksızın, düşünüp taşınmadan, bu yetenek nedeniyle kolaylıkla ortaya çıkar.” (Seyyid Şerif Cürcânî, Tarîfat, Beyrut 1985, s.102.) Başka bir ifade ile “Hulk veya ahlâk ruha yerleşmiş bir hey’et ve şekilden, bir melekeden ibarettir ki, o heyet ve meleke sayesinde in-sandan iyilik ve kötülük kolayca düşünmeden ve yorulmadan çıkıverir.” (A.Hamdi Akseki, İslam Dini, Ankara, t.y. s.227 )

 

“Ahlak”; insandaki iyi ve kötü huyları, fazîlet ve rezîletleri ifade eder. Dolayısıyla ahlak “iyi ve kötü olmak üzere iki kısma ayrılır: a) İyi ahlak; Kur’ân’a, Sünnete ve akl-ı selîme uygun olan söz, fiil ve davranışlardır. Abdullah İbn Mubârek iyi ahlakı şöyle tanımlamıştır: “Güler yüzlü olmak, insanlara çok iyilikte bulunmak, onlara eza ve sıkıntı veren şeyleri yok etmektir.« (Tirmizî, Birr, 62. IV, 363.) b) Kötü ahlak ise; Kur’ân’a, Sünnete ve akl-ı selîme uygun olmayan söz, fiil ve davranışlardır.

 

Bu genel girişten sonra Hz. Peygamber’in dolayısı ile İslam Ahlakının temel ilkelerine bir göz atalım. 1. Hasbilik: Yani hiç bir çıkar kaygısı olmadan, sadece Allah’ın rızasını gözetmek. Bütün peygamberler hasbi idi. Biz ibadetlerimizden ve ahlâki davranışlarımızdan sevap beklentisi içinde olabiliriz. Peygamberler, yaptıkları ibadet ve iyiliklerden dolayı sevap beklentisi içinde olmamışlardır, sadece Allah emrettiği için emrettiği şekilde davranmışlardır. 2-İhsan: Dâima Allah’ı görüyormuş gibi davranmak. Meşhur Cibril hadis-i Şerifinde ifade edildiği gibi; İhsan nedir sorusuna verdiği cevapta, ihsan; Allah’ı görüyormuş gibi ona ibadet etmektir. Her ne kadar sen O’nu görmüyorsan da O seni görüyor. İşte bu iki özellik Kur’an’a dayalı İslam ahlakının olmazsa olmazlarıdır.

 

Hz. Peygamberin ahlakından örnekler. 1-Güler yüzlü idi. Kendisi güler yüzlü olduğu gibi, müslümanlara da güler yüzlü olmayı tavsiye etmiştir. Bir Hadis-i Şeriflerinde; تَبَسُّ مُكَ فِي وَ جْھِ أخِ یكَ لَكَ صَدَقَة ٌ وَ أمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَھْیُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَة ٌ • وَ إِرْ شَ ادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْ ضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَة ٌ وَ إِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَ الشَّوْ كَ وَ الْع َظْمَ عَنِ الطَّرِ یقِ لَكَ صَدَقَة ٌ Mümin kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır. (Tirmizî, Birr, 36)

 

Hz. Peygamberin ahlakından örnekler. 2-Her konuda güvenilir idi. Nitekim daha peygamber olarak görevlendirilmeden önce bile güvenilir insan anlamında ona Mekke’de el-Emin sıfatı verilmişti. Onu tenkit edenler ve getirdiği ilahi mesajı kabul etmeyenler ona çeşitli ithamlarda bulundular. Cin çarpmış dediler, delirmiş dediler, sihirbaz dediler ama yalancı diyemediler. Medine’ye hicret ederken, yatağına Hz Ali’yi yatırmış evden gizlice çıkıp gitmişti. Hz. Ali’ye ‘Yanımda bulunan emanetleri yarın sahiplerine teslim edersin ‘buyurmuştu. O zaman elinde emanet olarak bulunan eşyaların çoğu müşriklere aitti ve onlar da Peygamberimize güvendikleri için eşyalarını ona teslim etmişlerdi. Hz. Peygamberin ahlakından örnekler. 3-İnsanların arasını ıslah eder, bozgunculuğu asla sevmezdi. Hz. Peygamber (s.a.s.) bir taraftan Müslümanlara, arabuluculuk yapmalarını tavsiye ederken, kendisi de bizzat gidip dargın ve birbiri ile anlaşamayan Müslümanları barıştırmıştır. Nitekim bir gün Resûlullah ashabına: “Size, namaz, oruç ve sadakadan daha üstün bir şeyi haber vereyim mi?” buyurdu. Onlar: “Evet, ya Resûlallah” dediler. Peygamberimiz de sözüne devamla: “Arabulmak, barıştırmaktır; Çünkü aranın bozulması kökünden kazımaktır. Saçı kökünden kazımak demiyorum, dini kazımaktır” buyurdu. (Tirmizî, Sıfatu’l-Kıyâme, 56.) Hz. Peygamberin ahlakından örnekler. 3-İnsanların arasını ıslah eder, bozgunculuğu asla sevmezdi. (Devamı) Yine bir gün, Medine yakınlarındaki Kuba halkı dövüşmüş, hatta birbirlerini taşlamışlardı. Bunu haber alan Rahmet ve barış elçisi Peygamber efendimiz, ashabına: “Haydi bizimle geliniz de onların aralarını düzeltelim,” teklifinde bulunmuş ve Kuba’ya gitmişti. (Buhârî, Sulh, 2.) Başka bir hadislerinde de, “Halkın arasını düzelten ve bunun için iyilik kastiyle söz taşıyan ve yine iyilik düşüncesiyle yalan söyleyen, yalancı değildir.” (Buhârî, Sulh, 1.)buyurmuştur. Bilindiği gibi yalan, İslâm’da büyük günahlardan kabul edilmiştir. Eşler veya diğer insanların arasını bulmak için -her hangi bir kimsenin hakkının kaybolmasına sebep olmayacak şekilde- buna müsaade edilmesi, arabuluculuğun ne kadar önemli bir dinî ve ahlâkî görev olduğunu göstermektedir

 

Hz. Peygamberin ahlakından örnekler. 4- Küçüklere sevgi, büyüklere saygı gösterirdi. Onun mesajının temelinde sevgi vardı. Bir Hadis-i Şeriflerinde; لَیْس مِنَّا مَنْ لَمْ یَرْ حَمْ صَغِیرَ نَا وَ یُوَ ق ِّرْ كَبِیرَ نَا ‘Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygıgöstermeyen bizden değildir.’ (Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.) buyurarak, müslümanlarda sevgi temelli bir yaklaşımın gelişmesini sağlamıştır. Yaşlı ve hasta kimselere merhamet eder, onların ihtiyaçlarını giderirdi. Çocukları sever, onları hediye vererek sevindirirdi. Çocukların sevgi ile büyütülmesi halinde sevgiyi öğreneceklerini ve yetişkin olduklarında onların da başkalarına sevgi göstereceğine işareten; ‘Merhamet etmeyene merhamet edilmez’ buyurmuşlardır. Hz. Peygamberin ahlakından örnekler. 5-Merhamet; Gönderiliş amaçlarından biri olarak Kur’an-ı Kerim’de وَ مَا أ َرْ سَلْنَاكَ إ ِلاَّ رَ حْمَة ً لِلْع َالَمِینَ ‘(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.’ (Enbiya Süresi 21/107. Ayet) şeklindedir. Bu da kendisi merhametin en güzel örneklerini vermiş, ayrıca müslümanlara da bütün canlılara merhamet ile muamele etmelerini emretmiştir. Onun merhameti sadece insana şamil değildi. İnsanların yanında hayvanlara ve bitkilere bile şefkatle muamele edilmesini isterdi. Kuşun ve karıncanın yuvasını bozanları en yüksek düzeyde ikaz etmiş ve bunun yanlış olduğunu ifade etmişlerdir. Hz. Peygamberin ahlakından örnekler. 6-Her zaman ve her yerde doğrudan ve doğruluktan yana idi. Özellikle adaletin gerçekleşmesi için doğru olmak, görüp bildiklerini söyleyerek, adaletin gerçekleşmesini sağlamak çok önemlidir. Թ َҫǫيهҨَ ا ا߳ҧ̽ ِ نَ ǫٓمَُ̲واْ كُونُواْ قَوҧ امِينَ Դ ِل ْقِسْ طِ شُ هَدَ اء ߹ِ ّ ِ وَ ل َوْ َ̊لىَ ҫǫنفُسِ كمُ ْ ҫǫوِ ال ْوَ اِ߱ َ ̽ ْنِ وَ اҫҡقْرَ بِينَ ا Ү ن ̽ َكُنْ غَنِی Ҥا ҫǫوْ فَقَيرًا فَا߹ّ ُ ҫǫوْ لىَ بهِ ِمَ ا فَلاَ تَ˖ҧِˍعُواْ ال ْهَوَى ҫǫن تَعْدِ ل ُواْ وَ اҮ ن تَل ْ وُ واْ ҫǫوْ تُعْرِضُ واْ فَاҮ نҧ ا߹ّ َ كاَ نَ بِمَ ا تَعْمَ ل ُونَ خَˍِيرًا Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Nisa Süresi, 135) Hz. Peygamberin ahlakından örnekler. 6-Her zaman ve her yerde doğrudan ve doğruluktan yana idi. (Devamı) Hz. Peygamber’in hak anlayışında asla haksızlığa ve iltimasa yer yoktur. Adalet ve hakkaniyetin gereği ne ise o yapılacaktır. Bu noktada hiç kimsenin ayrıcalığı, imtiyazı söz konusu değildir. Nitekim Mahzum Kabilesi’nden hırsızlık yapan bir kadına Hz. Peygamber’in verdiği cezayı düşürmesi için, kadının akrabaları Rasulüllah’ın çok sevdiği Üsame’yi aracılık etmesi için gönderirler. Rasulüllah (s.a.s.) Allah’ın hudutlarından birisi için aracı olduğundan dolayı Üsame’ye sert çıkar ve ardından halka bir hutbe irat eder. Hutbesinde önceki kavimlerin güçlü kimseler çaldıklarında bırakıp, zayıflar çaldıklarında had uygulamaları yüzünden helak olduklarını belirttikten sonra “Kızım Fatıma da olsa, mutlaka cezalandırırdım.” (Abdurrazzak, X, 201-2, no: 18830-1; Buhari, Enbiya, 18, IV. 213-4; Müslim, Hudud, 8-11, II. 1315-6; Ebu Davud, Hudud, 4, no: 4373, IV. 537.) buyurur. Hz. Peygamberin ahlakından örnekler. 7- Komşuluk haklarına son derece önem verirdi. Peygamber Efendimiz komşulukla ilgili, en sahih meşhurlar arasında yer alan hadislerinden birinde şöyle buyurmuştur: “Cebrail bana komşuya iyilik etmeyi durmaksızın tavsiye edip durdu. Öyle ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.” (Buhârî, Edeb 28; Müslim, Birr 140,141.) Rasul-i Kibriya Efendimiz’in “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusunu rahatsız etmesin.” (Buhârî, Edeb 31; Rikâk 23; Müslim, Îman 74, 75.) ve “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin.” (Müslim, İman 77.) anlamındaki hadis-i şerifleri bu hukuk ve ahlakın Müslüman milletimizin fertlerinde yerleşik hal almasının temelini oluşturmuş ve “komşuluk kardeşlikten ileri”, “komşuyu komşudan sorarlar” gibi hikmetli atasözlerimizle bu yöndeki anlayış, kavrayış ve davranış ölçülerimiz, kurallarımız şekillenip topluma yön ve istikamet tayin etmiştir. Hz. Peygamberin ahlakından örnekler. 7- Komşuluk haklarına son derece önem verirdi. (devamı-1) Müslüman Türkler yakın zamana kadar her ırk, her renk, her din, her mezhep, her meşrep ve her sosyal sınıftan komşularıyla çok iyi ilişkiler kurmuş ve gıpta edilen örnekler sergilemişlerdir. Bu gerçek, Osmanlı coğrafyasını dolaşan yabancı seyyahların bile dikkatini çekmiş ve takdirini toplamış, onların birçoğu yazdıkları hatıralarda bu hakikati dile getirmiştir. Yine Hz. Peygamber (sav) bir Hadis-i Şeriflerinde;“Ey Müslüman hanımlar! Alıp verdikleri bir koyun paçası olsa bile, komşu hanımlar birbirleriyle hediyeleşmeyi küçümsemesin.” (Buhari, Hibe 1; Edeb 30; Müslim, Zekât 90.) buyrumuşlardır. Bu ve benzeri Hadis-i Şeriflerin etkisi iledir ki; en yakınımızdan başlamak üzere bizdeki verme kültürünü geliştirmiş ve “komşuda pişer bize de düşer”, “komşu ekmeği komşuya borçtur”, “komşu komşunun külüne muhtaçtır” gibi atasözlerimiz âdeta toplumumuzun bakış açısını şekillendirmiştir

İlgili Yayınlar: