Home » Archive for "İSLAMİ BİLGİLER"

KUR’AN-I KERİM’İ OKUMANIN SEVABI

UR’AN-I KERİM’İ OKUMANIN SEVABI

7086 – Ebu Saidi’l-Hudrî radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: “Kur’an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdiği vakit, kendisine: “Oku ve yüksel!” denilir. O da okur ve yükselir. Her ayet için bir derece verilir. Böylece o bildiği ayetleri sonuna kadar okur (ve her biri için bir derece alır).”

7087 – İbnu Büreyde’nin babası (Büreyde) anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kıyamet günü Kur’ân-ı Kerîm rengi uçuk bir adam gibi gelir ve (okuyucusuna): “Seni gece uykusuz ve gündüz susuz bırakan benim” der.”

7088 – Ebu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah u ahad, el-Vahidu’s-Samed (yani İhlas suresi Kur’ân’ın üçte birine denktir.”

7089 – Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki : “Aziz ve celil olan Allah buyurmuştur ki: “Kulum, beni andığı ve dudakları benim için kımıldandığı an ben kulumla beraberim.”

KUR’AN’LA TEDAVİ

7003 – Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “İlaçların en hayırlısı Kur’ân’dır.”

islami bilgiler

selamun aleykum değerli okucu kardeşlerim bugun sitemize biraz kısa öz şekilde bir kaç kelime paylaşmak istiyorum sitemizin amacı belli hizmet hizmet kısa,islami bilgiler,hz muhammed s.a.v efendimizin “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim bir ilim öğretirse ona bu ilimle amel edenlerin sevabı vardır. Bu amel edenin ücretini eksiltmez.” Muaz İbnu Enes’in babası Buyuruyor,
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm efendimiz buyurdular ki: “Sadakanın en üstünü, kişinin bir ilim öğrenip sonra da onu müslüman kardeşine öğretmesidir.”

Arkadaşlar şimdi ise kısa kısa sizlerle ilim öğretmenin hakkında kısa birşeyler paylaşmak istiyorum

İlim hazinedir. Bu hazinenin anahtarı soru sormaktır. Sormaktan çekinmeyin; zira ilmin sorulmasından dört kişi birden mükâfat kazanır: Soran, cevap veren, onları dinleyen, onları seven!40

İlimden küçük bir mesele öğrenmem, benim için bütün bir geceyi ibadetle ihya etmekten daha mühimdir’.
Yine Ebu Derdâ şöyle buyurur: ‘Hoca ile talebesi hayırda or taktırlar. Onların dışındakilerin sivrisinek kanadı kadar hayırları yoktur. Yâ âlim, ya talebe, ya da dinleyici ol. Bunların dışında dör düncü bir sınıfa dahil olma; yoksa helâk olup gidersin’.

Rahmeti ilahi

Ebû Hüreyre radiya’llâhu anh’den rivâyet olunduğuna göre,
Resûlullâh salla’llahu aleyhi ve sellem:
[Allah halkı yaratınca Levhine -ki, Allah indinde o Arş’dan üstündür-:
“Rahmetim, intikamıma galibtir!” diye yazmasını (Kaleme) emretti] demiştir.

Ebû Hüreyre radiya’llahu anh’den şöyle dediği rivâyet olunmuştur:
Ben Resûlu’llah Salla’llahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim:
Allahu Teâlâ rahmetini yüz parça yaptı da,
doksan dokuz parçasını kendi yanında tuttu,
bir parçasını yeryüzüne indirdi.
İşte bu bir parça rahmet sebebiyle bütün mahlûklar biribirlerine acırlar (sevişirler).
Hattâ kısrak (yavrusunu emzirirken) dokunur
korkusiyle bir ayağının tırnağını yukarı kaldırır

Ebû Hüreyre radiya’llahu anh’den rivâyete göre,
müşârün-ileyh şöyle demiştir:
Resûlu’llah Salla’llahu aleyhi ve sellem namaza durmuştu.
Biz de onunla berâber durmuştuk.
(Câhil) Bedevî bir Arab namaz içinde:
Allah’ım bana ve Muhammed’e rahmetini ihsân et,
bizden başka hiç kimseye rahmet etme,
diye duâ etmişti. Resûl-i Ekrem selâm verince A’râbîye:
Ey Bedevî! Sen Allah’ın geniş rahmetini daralttın, buyurdu.

Yine Ebû Hüreyre radiya’llahu anh’den rivâyete göre,
Resûlu’llah Salla’llahu aleyhi ve sellem bir hutbesinde:
– Ashâb’ım! Sizden hiç birinizin ibâdeti asla kendisini kurtaramaz, buyurmuştu.
Bunun üzerine Ashâb:
– Yâ Resûla’llah! Seni de mi ibâdetiniz kurtaramaz? Diye sorduklarında
Resûl-i Ekrem:
– Evet beni de. Şu kadar ki, Allah beni rahmetiyle setr ve muhâfaza etmiştir, buyurdu.
Ashâb’ım! Doğruluğu iltizâm ediniz, İbâdetinizde ifrât etmeyiniz.
Gündüzün ilk ve son saatlerinde yürüyünüz, gecenin bir saâtinden de istifâde ediniz.
ve (her hal ve hareketinizde) i’tidâli iltizâm ediniz.
İ’tidâli iltizâm ediniz ki, maksadınıza eresiniz.

Ebû Hüreyre radiya’llahu anh’den şöyle dediği rivâyet olunmuştur:
Resûlu’llah Salla’llahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim:
Allah’ın rahmet deryâsındaki bunca genişliği kâfirler bilseydi,
Cennet’ten ümidlerini kesmezlerdi.
Eğer mü’minler de Allah’ın tâmûsundaki her gûnâ azâbı bilselerdi,
Cehennem azâbınadn emîn olmazlardı.

Teyemmüm Nasıl yapılır

eyemmüm, su  bulunmadığı veya suyu kullanma imkanı olmadığı zamanlarda abdest  veya gusül yerine geçen özel bir temizliktir. Su bulununcaya veya kullanma imkanı doğuncaya kadar abdest ve gusül yerine geçer. Temiztoprak veya toprak cinsinden bir şeye elleri sürüp kolları ve yüzü meshetmek suretiyle yapılır. Teyemmüm, İslam’ın kolaylık dini olduğunun işaretlerinden biridir.

Teyemmümün Farzları

1. Niyet etmek
2. Ellerini temiz toprağa iki kere vurarak yüz ve kolları meshetmek.

  • Besmele çekip abdest veya gusül için teyemmüm yapmaya niyet ederiz.
  • Ellerimizin  iç tarafını toprağa veya toprak cinsi bir şeye, parmaklara hafif açık bir şekilde süreriz.
  • Ellerimizi birbirlerine vurup ellerimizdeki kaba toprak kalıntısını silkeleriz.
  • Yüzümüzü meshederiz.
  • Ellerimizi yine toprağa sürüp silkeleriz.
  • Ardından sol elimizle sağ kolumuzu, sağ elimizle de sol kolumuzu dirseklerle birlikte meshederiz.

eyemmümü bozan durumlar

Gusül yerine teyemmüm alınmışa guslü gerektiren durumlar, abdest yerine teyemmüm alınmılsa abdesti bozan durumlar teyemmümü bozar.  Ayrıca su bulunduğunda  ya da suyu kullanmaya engel durumlar ortadan kalktığında da teyemmüm bozulur.

 islami sohbet

 

 

 

selamın adabı

islami fotograflar 3

 

Allah (c.c.): Bir selamla selamlandığınız vakit, siz ondan daha güzeli ile selamı alın, yahut aynıyla karşılayın. Şüphesiz ki Allah. her şeyin hakkını gerektiği gibi arayandır, buyurur. (Nisa, 86)      Selam: Ayıp ve fenalıklardan uzak ve hayatın uzun olması anlamında duadır.      En güzel selamlaşmak: Esselamü aleyküm denilince, ve aleykümüs selamü verahmetüllah şeklinde, veya:      – Esselamü aleyküm verahmetüllah denilince      – Ve aleykümüsselamü ve rahmetüllahi veberakatüh, şeklinde selama karşılık vermektir; Selamlaşmada adab:      1- Mü’minlerin bulunduğu yere girildiğinde ve oradan ayrıldığına selam vermek. Peygamberimiz (s.a.v.): “Sizden biriniz meclise geldiği zaman selam verdiği gibi, ayrılırken de selam versin. Çünkü birinci selam sonrakinden daha faziletli değildir.” buyurur. (Tirmizi, es-Sünen).      2- Gayri müslümlerle karşılaşıldığında. önce onların selam vermesini bekleyerek, selamlarından sonra “ve aleyke” demek,      3- Müslümanların olduğu bir yerde tanıyıp tanımamaya bakmadan herkese selam vermek,      4- Selamlaşmada: küçük olanın büyüğe, az olan grubun çok olanlara. yürüyenin oturana, binit üzerinde bulunanın yaya olana selam verme adabına riayet etmek,      5- Fesat çıkarmayacaksa, akraba kadınlarla da selamlaşmak.      6- Verilen selama cevap vermek vaciptir. Topluluk içerisinden birinin cevap vermesiyle diğerlerinin üzerinden selam alma farziyyeti sakıt olur;      7- Selama hemen cevap vermek. Mümkün olduğunca cevabımızı verene duyurmak,      8- Selam verirken ve alırken sesimizi çok yükseltmemek ve kısmamak.      9- Selam verirken ve alırken sesimizi hürmet ifade edecek şekilde ayarlamak.      10- Selamı duymazlıktan gelmemek (saygısızlık ifade eder).

Kredi kartı ile altın satışı caiz midir

Kredi kartı ile altın satışı caiz midir

Altın, gümüş, döviz, TL vb. para cinsinden olan şeylerin birbirleriyle değiştirilmesine sarf denir. Sarf akdinde bedellerin peşin olması gerekir. Aksi takdirde yani, bedellerden birinin veresiye olması halinde yapılan işlem faize (nesie ribasına) dönüşür. Buna göre altının, vade farkı uygulanmasa bile veresiye olarak satılması faiz olacağından caiz değildir. Konuyla ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Altına karşılık altın, gümüşe karşılık gümüş, buğdaya karşılık buğday, arpaya karşılık arpa, hurmaya karşılık hurma, tuza karşılık tuz; cinsi cinsine birbirine eşit ve peşin olarak satılır. Malların sınıfları değişirse peşin olmak şartıyla istediğiniz gibi satın. “ (Buhari, Büyu’, 74-82; Müslim, Müsakat, 81; Tirmizi, Büyu’, 23).
Altının kredi kartıyla satışı konusunda farklı görüşler ileri sürülebilir. Kart sahibi olan kurumun (bankanın), kredi kartı ile yapılan satıştan doğan borcu, anında peşin (online) olarak kuyumcunun hesabına yatırması halinde, yapılan alış-verişin sahih olacağı, dolayısıyla burada nesie (veresiye) ribasının söz konusu olmayacağı söylenebilir. Altın bedelinin anında satıcının hesabına geçilmeyip daha sonra ödenmesi durumunda yukarda belirtilen, sarf akdi şartına riayet edilmediği ve altının para ile veresiye satışı söz konusu olduğu için caiz olmaz.

Ev”iniz boşken, “yuva”nızı keşfedin

besmele

dd

Mahalle… O bildik yüzü ile, alışılmış telaşı ile karşılıyor beni… Sessizce içine alıyor, kucaklıyor. Köfteci köşede, karpuzcu onun karşısında. Pazar sokağı boş; tezgahlar kenarlara savrulmuş, bekliyor. Eksiği yok gibi duruyor; bir benim bildiğim eksiğin eksikliğini çekmesini bekleyemem elbet! …continue reading

islami site, islami sohbet, dini sohbet, islami Radyo, Maltepe pazarı : Welcome !

Authorize

Kayıp parola

Kayıt ol

more