/>

Yemin Etmenin Sorumluluğuاَ يُؤَاخِذُكُمُ اللّهُ بِاللَّغْوِ فِي أَيْمَانِكُمْ وَلَـكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا عَقَّدتُّمُ الأَيْمَانَ…

ل
(Mâide, 5/89)
YEMİN ETMENİN SORUMLULUĞU

Değerli Müslümanlar!
Yemin kelimesi sözlükte “kuvvet, sağ taraf, sağ el, ant, kasem” gibi manalara gelmektedir. Dinî kullanımda ise “bir kimsenin bir işi yapıp yapmaması veya bir olayın doğru olup olmaması konusunda söylediği sözünü, Allah’ın adını veya sıfatını zikrederek kuvvetlendirmesi manasına gelir.”

Muhterem Mü’minler!
Yemin; “Vallahi, Billahi, Tallahi, Allah şahit, Rahîm olan Allah hakkı için, Allah adıyla yemin ederim” gibi ifedelerle yapılır.
Allah’ın isim ve sıfatlarıyla bağlantı kurularak söylenen “yemin ederim, üzerine andolsun, şu yemeği yemek bana haram olsun” gibi ifadeler de birer yemin sayılır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, yeminin Allah veya sıfatları adına yapılmasıdır. Zira bir mü’min sadece Allah adına yemin edebilir. Diğerleri cahilce söylenmiş boş sözlerdir. Bunlar bir mü’mine yakışmadığı gibi kendisine dinî bir sorumluluk da getirmez.

Saygıdeğer Mü’minler!
Yemin etmek aslında mübah, yani günah sayılmayan bir davranış olmakla beraber, gereksiz yere yemin etmek ve onu alışkanlık haline getirmek doğru değildir. Sıkça yemin eden kişi, sözüne Yüce Allah’ı şahit tutmuş, O’na karşı saygısızlık etmiş ve kutsal değerleri sözünün doğruluğunu te’yit eçin yıpratmış, neticede toplum nezdinde kendi saygınlığını zedelemiş olur.

Değerli Cemaat!
Kur’an’da, verilen sözün yerine getirilmesi bağlamında “Yeminlerinizi koruyunuz” , “Allah adına verdiğiniz sözleri yerine getirin, Allah’ı kefil tutarak kuvvetlendirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı bilir.” buyurulmaktadır. Bu itibarla bir müslümanın yemin etmemesi, yemin etmişse de, verdiği söze Allah’ı şahit tuttuğundan “mutlaka yeminine bağlı kalması” gerekmektedir.
Değerli Cemaat!
Yemin dini açıdan üç ana başlıkta incelenir. Birincisi, yanlışlıkla, doğru olduğu sanılarak yapılan yemindir. Buna “lağv yemini” denir. Bir kimsenin borcunu ödediğini sanarak “vallahi borcumu ödedim” diye yemin etmesi böyledir. Dil alışkanlığıyla hiçbir içerik taşımadan yapılan yeminler de böyledir. Bunlardan dolayı yemin keffareti gerekmez. Kur’an’da “Allah kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz…” buyrulmaktadır. Ancak ağız alışkanlığıyla sürekli yemin edenlerin bu huylarından vazgeçmeleri gerekmektedir.
İkinci yemin çeşidi ise, geçmiş zamanda yapılmış ya da yapılmamış bir iş hakkında, bile bile kasten, yalan yere yapılan yemindir. Buna “ğamus yemini” denir. Borcunu ödemeyen kimsenin bunu bildiği halde “ödedim” diye yemin etmesi böyledir. Böyle bir yemin “büyük bir günahtır” ve sahibine büyük vebâl yükler. Bunun günahına keffaretle bile çözüm yoktur. Yalan yere yemin eden kimse, bol bol tövbe ve istiğfarda bulunmalı, bir daha böyle bir şeyi yapmamaya karar vermeli, zayi olan hakları da ödeyip sahibinden helâllik istemelidir. Rasulullah (sav) “Kim müslüman bir kimsenin malı hakkında yalan yere yemin ederse, (kıyamet günü) Allah ile karşılaştığında, onu kendisine karşı öfkelenmiş bulur.” buyurmuştur.
Üçüncü yemin çeşidi ise, geleceğe ait bir konuda yapılan yemindir. Buna “mün’akid yemin” denir. Bir kimsenin şu tarihte borcunu ödeyeceğine, falanca yerde hazır bulunacağına, şu işi yapacağına yemin etmesi bu türdendir. Eğer yerine getirilmezse yemin bozulmuş olur ve keffaret gerekir. Burada keffaret, Allah’a karşı işlenen bir hatanın ve mahcubiyetin, yine ibadet cinsinden olumlu bir hareketle örtülmesine ve affedilmesine çalışılmasıdır.

Aziz Mü’minler!
Yemin keffareti on yoksulu sabah ve akşam doyurmak, yahut onları giydirmek şeklinde yapılır. Bunlara imkanı olmayanlar ise üç gün oruç tutarlar.
Müslümanların her türlü yeminden, özellikle içinde küfür taşıyan yeminlerden kaçınması ve etrafındaki insanları da bu yönde uyarması gerekir. Çünkü dince kutsal ve saygın kabul edilmesi gereken değerlerin günlük çatışma ve çekişme ortamına indirilmesi bu değerlerin yıpranmasına yol açar. Yüce Allah cümlemizi yalan ve boş yere yemin etmekten muhafaza buyursun. Bizleri, verdiği sözü yerine getiren, ettiği yeminin sorumluluğunu bilen istikamet sahibi kullar eylesin..

İlgili Yayınlar: